Nahl suresinin tefsiri

(Bölümün numarası 4; Page No. 241)  Nahl süresinin tefsiri. (Bölümün numarası 4; Page No. 242) (4436) no'lu fetva: Soru: Bu ayetin tefsirinde tartışmamız oldu. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun. Kimisi bu ayetin genel olduğu, hem dünya hem de dinle ilgli işleri kapsar. Kimisi de sadece dinle ilgli konuları kapsar. Örneğin farzlar ve sünnetler gibi.Bunu açıklamanızı rica ediyoruz. Allah sizi hayırlarla mükafatlandırsın.


Cevap: Zikir kelimesi Kur'ân için kullanılmaktadır Allah te'âlâ'nın buyurduğu gibi Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız. başka bir ayette İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'ân'ı indirdik. Ayrıca Levhül-mahfuz için de kullanılır Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: "Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır" diye yazmıştık. (Bölümün numarası 4; Page No. 243) Zebur, semavi kitaplardır. Zikir, Levhül-mahfuz'dur. Allah (c.c.) takdiren ve şer'an hüküm vermiş ki dünya ve ahirette sâlih insanlar yardım olunacaklar. Dünyada onlar için mutluluklar vardır. Ahirette de onlar cennetlerde ikâme edecekler. Zikir, şeref, yükseklik, insanların Allha'ı ve Allah'ın insanalrı zikretmesi gibi manalara gelmektedir. Fakat bu Ayatte ki zikir kelimesi , Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.(43)Apaçık mu'cizeler ve kitaplarla (gönderildiler). Nahl suresi. ve bu ayetteki, Biz, senden önce de, kendilerine vahiy verdiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız bilenlerden sorunuz.(7)Biz onları (peygamberleri), yemek yemez birer (cansız) ceset olarak yaratmadık. Onlar (bu dünyada) ebedi de değillerdir.(8)Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik; böylece, hem onları hem de dilediğimiz (başka) kimseleri kurtuluşa erdirdik; müsrifleri de helâk ettik. Enbiyâ suresi. Bu iki Ayetteki zikir kelimesi, peygamberimiz Muhammed (s.a.v.)'den önceki peygamberler üzerine inen kitaplar demektir. Ayetteki zikir ehli, peygamberleri üzerine kitaplar inen ümmetler demektir. Yahudiler ve Hristiyanlar gibi. Soru sormakla emrolunan kimseler ise, Muhammed (s.a.v.) insan olduğu için - ki onlara göre peygamber Melek olması gerekir - peygamberliğini inkâr eden bu ümmetin müşrikleridirler. Bunlar soracaklar ki zikir ehli yahudi ve hiristiyanlar onlara, (Bölümün numarası 4; Page No. 244) önceki peygamberlerin de melek değil de insan olduklarını açıklasınlar. Fakat bu iki ayet her ne kadar müşriklerin zikir ehli Yahudi ve Hiristiyanlara sormak için inmişse de bir konuyu bilmeyen kişilerin bilenlere sormayı da kapsamakatdır. Soracaklar ki dünya ve ahiette onlara faydalı olanı öğrensinler. Buna göre ilk başta din işleri bu ayetin kapsamına girmektedir. Ama aynı zamanda dinle ilgili olan dünya işleri de kapsamaktadır. Mükellef, din ve dünyası için çalışmakla emir olunmuştur. Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: