İslam ve partiler

(Bölümün numarası 2; Page No. 209)  Kurtuluşa Ermiş Cemaat (Bölümün numarası 2; Page No. 210)  Partilerle ilgili İslam’ın hükmü nedir. Birinci, üçüncü ve dördüncü soru (1674) no'lu fetvadan: Soru 1: Partilerle ilgili İslam’ın hükmü nedir? İslam'da, Hizb'üt Tahrir ve Müslüman Kardeşler partileri gibi particilik var mıdır?


Cevap 1- İslam dinine mensup kimselerin, birbirlerini lanetleyen ve birbirlerinin boynunu vuran grup ve partilere ayrılması caiz değildir. Bu şekilde ki bir ayrılığı Allah yasaklamış ve bunu meydana getireni bir de böylesi kimselerin peşinden gidenleri kınamıştır. Ayrıca faillerini elem verici bir azapla tehdit etmiştir. Allah ve resulü de böylesi bir eylemi onaylamaktan uztır. Allah teala şöyle buyurmuştur: Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. ...Ayetin şu kısmına kadar Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır. Ayet. Allah teala şöyle demiştir: Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.(159)Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar. (Bölümün numarası 2; Page No. 211) Peygamber (s.a.v.)'in şöyle dediği sabit olmuştur Benden sonra, birbirinin boynunu vuran kafirlere dönüşmeyin Dinde tefrika oluşturmayı yeren ayet ve hadislerin sayısı çok fazladır.Şayet, müslümanların lideri tarafından böyle bir düzenleme yapılmış, dini ve dünyevi açıdan herkesin üzerine düşen görevi tam anlamıyla yapabilmesi için, dünya işleri ile dini ve dünyevi imkanlar, halkın belli grupları arasında paylaştırılmış ise bu meşru bir harekettir. Hatta, müslümanların lideri konumundaki kişinin, farklı bölümlerdeki dini ve dünyevi görevlerde çalışmak üzere, yönetimi altında bulunan kimseleri bu görevlere dağıtması vaciptir. Halk içerisinden bir cemaati, hadisin nakledilmesi, yazılması ve sahih olanın zaif olandan ayırt edilmesi gibi hadis ilmine hizmet için tayin edebilir ... Diğer bir cemaati de, fıkıh metinlerinin yazılması ve öğretilmesi için görevlendirir. Üçüncü bir cemaati de, dil kurallarını ve müfredatını izah etmek, metodunu beyan edip sırlarını keşfetmekle Arapça diline hizmet etmesi için görevlendirir. Dördüncü bir cemaati de, cihat etmesi, İslam memleketini savunması, fetihler gerçekleştirmesi, İslamın yayılması için var olan engelleri yok etmesi için hazırlar ve görevlendirir. Diğer bir cemaati de, sanayi, ziraat ve ticaret üretimi için görevlendirir ... (Bölümün numarası 2; Page No. 212) Bunlar, bir toplumun ancak onunla ayakta durabildiği, İslam'ın onunla yayılıp onunla korunduğu hayatın gereklilerindendir. Bununla beraber, saydığımız cemaatlerin tamamı, Allah'ın kitabına, Peygamberin sünnetine, Hulefa-i Raşidin (Raşid halifeler) ve selefi salihin üzerinde olduğu dine bağlı kalmaları ve hedeflerin bir olması gereklidir. Bütün İslami grupların, İslam'a yardım etmek, dini inancı müdafaa etmek ve mutlu bir hayat için gerekli olan araçları temin etmek için yardımlaşmaları gereklidir. Bu cemaatlerin İslam sancağı ve gölgesi altında, Allah'ın dosdoğru yolunda birlikte yürümeleri, saptırıcı yollardan ve helak edici gruplardan sakınmaları gereklidir. Allah teala şöyle buyurmuştur: Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti.

Tags: