Camilerde minare ve kabir yapmak

Camilerde minare ve kabir yapmak (2909) no'lu fetvanın birinci ve üçüncü soruları: Soru 1: İhsan sahibi bazı kimseler kendi özel harcamalarıyla cami inşa etmekte ve caminin bulunduğu alanın bir kenarını veya ön tarafından bir yeri kendisinin veya aile fertlerinden birinin defnedileceği yer olarak ayırmaktadırlar. Bunun kendilerini Allah'a yaklaştıracağını zannetmektedirler. Bazı ilim adamlarından fetva danıştıklarında mescidin çevresine veya ön tarafına defnin, mescidle kabir arasını ayıran bir duvar bulunması şartıyla caiz olduğu cevabını almaktadırlar. (Bölümün numarası 6; Page No. 257) Soru 3: Bazı kimseler minare inşasına kökten karşı çıkmaktalar. Bunu sünnete muhalif bir tutum ve harcanan parayı da israf olarak görmektedirler. Diğer bir grup da bunlara cevap olarak minarenin mescidin görülmesini sağlayan bir işaret olduğunu, görüşü engelleyen yüksek ve sık ağaçlar arasında caminin nerede olduğunu gösterdiğini söylemektedirler. Yüksek minaresiyle cami, müslümanların karşı karşıya bulundukları çok sayıdaki meydan okumalara ve sıkıntılara rağmen halen iyi durumda bulundukları hissini birçok kimsede uyandırmaktadır.


Cevap 1: Mescidi inşa edenin veya bir başkasının gömülmesi için mescidden bir yerin ayrılması caiz değildir. Zira Kabirler üzerine mescid inşa etmenin caiz olmadığına delalet eden çok sayıda delil bulunmaktadır. Bu konudaki asıl, Sahihayn'da Hz. Aişe'den (r.a.) gelen hadistir. Buna göre Ümmü Seleme, Hz. Peygamber'e (s.a.v.) Habeş (Etiyopya) topraklarında gördüğü bir kiliseyi ve içindeki resimleri anlatmıştı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: Onlardan salih bir kimse yahut salih bir kul öldüğü zaman, kabri üzerine bir mescid bina ederler ve onu bu resimlerle süslerler. Onlar Allah katında mahlukatın en şerlileridir. Ayrıca dört sünenin müellifleri İbn Abbas (r.a.)'dan şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: Resulullah s.a.v. kabirleri aşırı ziyaret eden kadınları ve üzerine mescid yapıp, kandil asanları lânetledi. (Bölümün numarası 6; Page No. 258) Bu konuda Hz. Peygamber'den (s.a.v.) gelen daha başka sahih hadisler de bulunmaktadır.Cevap 2: Camilerde minare yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Hatta müezzinin sesinin namaza çağrılan kimselere ulaştırılması söz konusu olduğundan müstehaptır. Hz. Bilal'in, Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde Mescid-i Nebevi'ye komşu olan bazı evlerin çatılarında ezan okuması, ilim adamlarının bu konudaki icmaı yanında, bu hususa delalet etmektedir.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.


Tags: