Sevabını umarak cezalandırmasından korkarak Allah'ın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmaya çalışmak

Birinci soru, (4058) no'lu fetvadan: Soru 1: Sorunun içeriği: Bir kul, amelinin Allah için istenen derecede ihlaslı olup olmadığından nasıl emin olabilir? tâki kendisini bu konuda fazla suçlamasın. Çünkü bu durum insanı çoğu zaman meşru olmayan bir vesveseye sevketmektedir. (Bu hususta) İbn-i Receb'in, risalelerinde bir çok hususu arzettiğini görürsünüz: Bu riyanın ince oluşundandır. Bu durumları ancak Allah'ın masum kıldığı kimseler bilebilir, der. Bizim dara ve sıkıntıya düşmemize sebep olan hususlarda (kitap) okumayı terk etmemiz mi gerekir? Bunun alternatifi nedir? Burada dikkat edilen husus doğru olmasından ziyade itaatın bizzat kendisi midir?


Cevap 1 (Bölümün numarası 1; Page No. 770) Bir müslümanın, sevabını umarak azabından korkarak Allah'ın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınması gerekir. Dînî konulardan bir hususta bir problem yaşarsa bu hususta uzman kimselere sorar. (Çünkü bu hususta) Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun. Amellerin kabul edilmesi hususunun bilgisi sadece Allah'a aittir. Kula düşen görev ise; güzel amel işleme hususunda çalışması, rabbine karşı hüsnü zanda bulunması, amellerini kabul etmesi ve günahlarını affetmesi için Allah'a dua etmesidir. Allah teâlâ buyurdu ki: Biz, güzel işler yapanların ecrini zâyi etmeyiz. Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: