Sabah ve akşam zikrilerini okumak için belirli bir kimseyi görevlendirmek

(Bölümün numarası 2; Page No. 516) Boş sayfa (Bölümün numarası 2; Page No. 517)  Dua'daki bidatler (Bölümün numarası 2; Page No. 518)  Sabah ve akşam zikrilerini okumak için belirli bir kimseyi görevlendirmek Dördüncü soru, (2252) no'lu fetvadan: Soru 4: Bazı arkadaşlar bir geziye, Umreye veya başka seyahatlere çıktıkları zaman, her günün sabahı veya akşamı, Hz. Peygamberden aktarılan günlük sabah ve akşam zikrilerini okumak için aralarındaki birisine veya bir kaç kimseye görev verirler. Geri kalan cemâ'atte onları dinler. Bunun hükmü nedir?.


Cevap 4- Allah resulü'nün (s.a.v.) Allah'ı zikrettiği ve sabah akşam ona içinden dua ettiği bir çok dua ve zikir çeşidi vardır. Ashab-ı kiram da bu duaları Peygamberden dinlemişler, öğrenmişler ve hepsi de, Hz. Peygambere tabi olarak münferiden bu dualarla gece gündüz Allah'a duâ etmiş ve onu zikretmişlerdir. Bildiğimiz kadarıyla ne Allah resulü'nden ve ne de sahabesindan, bu duâ ve zikirleri toplu halde yaptıkları ya da bir kısmının okuyup diğerlerinin dinlediği şeklindeki bir rivayet nakledilmemiştir. Dolayısıyla bir Müslümanın, duasında, zikirlerinde ve bunların nasıl olması gerektiği konusunda ayrıca, Allah resulü'nün meşru kıldığı diğer hususlarda Hz. Peygamberin ve sahabesinin yoluna tabi olması gereklidir. Çünkü en hayırlı yol ona tabi olmak iken en kötü yol da ona muhalefet etmektir. Bunun için bir araya gelmek,, böylesi bir uygulamayı bir metod ve adet haline getirmek ise sonradan ihdas edilmiş bidatlerdendir. Allah resulü (s.a.v.) şöyle demiştir: Kim bizim dinimizde olmayan bir şeyi ortaya çıkarırsa, o merduttur, makbul değildir. Hadisin sıhhati üzerinde ittifak edilmiştir. Diğer bir hadiste de: (dinde) Sonradan türetilen şeylerden uzak durun, her türetilen şey bid'attir. Her bid'at sapıklıktır. Hz. Peygamberin sabah ve akşam yaptığı dua ve zikirlerden nakledilen birisi de, İbn Ömer r. anhuma'nın rivayet ettiği şu hadistir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, sabah akşam şu kelimeleri tekrarlamaktan geri durmazdı: Allahım, senden; dinimde dünyamda, ailemde ve malımda afiyet istiyorum.Allah'ım, ayıplarımı ört, korkularımdan beni emin kıl, önümden, ardımdan, sağımdan, solumdan ve üzerimden (gelecek belalardan) beni koru.Allah'ım, azametin şanına, altımdan gelecek felaketlerden de sana sığınırım Bu hadisi Nesai ve İbn Mace aktarmış, Hakim de bu hadisin sahih olduğunu ifade etmiştir. Diğer bir hadiste Ebu Hureyre'nin (r.anh) rivayet ettiği şu hadistir: Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem sabah'a erişince şöyle derdi: Allah'ım! Senin yardımınla sabaha girdik, senin yardımınla akşama girdik, senin yardımınla diriliyor ve senin kudretinle ölüyoruz ve (kıyamette) varış sanadır.(ve ileyke'n-nüşur) Akşama eriştiğinde de aynısını söyler ancak" dönüş sanadır (ve ileyke'l-masir)" ibaresini kullanırdı. (Bölümün numarası 2; Page No. 520)  Bu hadisi Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve İbn Mace rivayet etmiştir. Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: