Haramı helâl, helâli de haram kılan kimse

(Bölümün numarası 2; Page No. 28)  Haramı helâl kılan ya da helâli haram kılan kimsenin (hükmü). (2204) no'lu fetva: Soru : Türkiye'de müslüman kardeşlerimiz arasında şu hadis hakkında tartışma hasıl oldu. "Haramı helâl, helâli haram kılan kimse kâfir olur." Haramı helâl, helâli haram kılan kimse kafirlerden mi yoksa günahkarlardan mı kabul edilir? Hadiste geçen (kafir olur). sözünün manası nedir, (Kafir oldu) kelimesiyle (kâfir) kelimesinin arasında fark yok mu? Bu hadisle ilgili olarak zat-ı âlinizden yeterli derecede ikna edici bir cevap rica ediyoruz.


Cevap : Öncelikle bu hadisin aslını bilmiyoruz.(bulunmamaktadır) Kendisine itibar edilen hadis imamlarından hiç birisinin ne zayıf bir isnadla ne de sahih bir isnadla rivayet ettiğini bilmiyoruz (böyle bir rivayet yok). Bu söze güvenilmez. Durum zikredildiği gibidir. (Bölümün numarası 2; Page No. 29) İkinci olarak: Bir müslüman, içtihada yer olmayacak ve te'vil kabul etmeyecek şekilde kitap ve sünnetle sabit olan kesin bir delile aykırı hareket etse, -ya da kesin sabit bir icmaya muhalif olsa- ve hüküm konusunuda kendisine doğru olan açılama yapıldığında kabul ederse Allah'a hamd olsun, yok açıklama yapıldıktan ve kendisine delil sunulduktan sonra da kabul etmez ve Allah'ın hükmünü değiştirme hususunda ısrar ederse- onun küfrüne hükmedilir ve islamdan dönen mürted hükümleri uygulanır. Bunun örneği: Beş vakit namazı veya bir vaktini ya da orucun, zekatın, haccın farziyetini inkar eden, kitap ve sünnetin delalet ettiği manayı te'vil edip, ümmetin icmasına önem vermeyen kimsedir. (Bir kimse) Sübûtu (varlığı) ihtilaflı olan bir delil ile sabit olan bir hükme muhalefet ederse veya farklı manalar ve hükümlerle te'vil ederse bu kimsenin muhalefeti ictihad edilebilen içtihadî bir meselededir - dolayısıyla tekfir edilmez. Hata ederse affedilir ve ictihadından dolayı da sevap kazanır. Doğru ictihad ederse, biri ictihad ettiği için diğeri de ictihadında isabet ettiği için olmak üzere iki sevap kazanır ve doğruyu bulduğu için övülür. Bunun örneği: Cemâatın fatiha okumasının gerekliliğini reddeden kimse, camaatın fatiha okuması gerektiğini söyleyen kimse(dir.) Cenaze sahiplerinin insanları toplayıp yemek yapmaları hakkında: müstehaptır, ya da mübahtır, veya haram değil mekruhtur, vb diyen kimseyi tekfir etmek caiz değildir. Arkasında namaz reddedilmez, nikahı engellenmez, kestiğini yemek haram olmaz. Ama bu hususta şer'î deliller ışığında müzakere edilir ve nasihat gerekir. Çünkü o müslüman kardeştir ve müslümanların hukukuna sahiptir. Bu gibi konularda ihtilaf etmek tâli ve ictihadi konularda ihtilaf etmek demektir. Benzeri konular sahabe (r.a) ve selef imamları arasında cereyan etmiştir. Ama onlar ne birbirlerini tekfir etmişler ne de birbirlerine darılmışlardır.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: