Veda tavafı

(11376) no'lu fetva: Soru: Ben, ilk defa hicri 1405 yılında hac farizamı eda ettim. Şöyle ki, ben ve arkadaşlarım Riyat’tan Medine’ye gelip orada bir gece kaldık. Oradan da Mekke’ye geçip tavafımızı ve haccın bütün farizalarını yaptık; ancak bizler gün boyunca Arafat’ta kalıp, akşamleyin, arkadaşlarım ve orada bulunan herkes Müzdelife’de gecelemek üzere Arafat’tan ayrılmaya başladıkları esnada şuurumu kaybettim. Ve arkadaşlarımdan geri kalıp, nereye gittiğimi bilmeden bir yolda yürümeye başladım. Allah’a yemin ederim ki, şuurumu o derece kaybetmiştim ki, artık ismimi de hatırlamıyordum, üzerimde bulunan ihram elbisesini de çıkarmıştım. O sırada artık tamamen deliler gibiydim, hiçbir şeyi önemsemiyor ve ayakkabısız bir şekilde dolaşıyordum. Tüm bunlar orada bulunan erkek ve bayanların gözleri önünde gerçekleşti. Ve ben nereye gittiğimi bilmeden yürümeğe devam ederken bazen hıçkırıklara boğuluyor bazen de içimden gülüyordum. Ta ki aynı yol üzerinde bulunan trafik polisleriyle karşılaşıncaya kadar, trafik polisleri, büyük bir şaşkınlık içerisinde nereden geldiğimi sordular, ben de Arafat’tan dedim, onlar da biz şimdi zaten Arafat’tayız deyip, beni çadırlarında ağırladılar. Ve ben orada yarım saat uyuduktan sonra uyandım. Oradaki polisler bana ihram elbisemi giydirip, bana haydi Müzdelife’ye git! Çünkü mebit oradadır. Ben de, onlara, ben oraya tek başıma gidemediğimi söylediğimde, bir taksi çağırıp şoföre al bu adamı Müzdelife’ye götür! Ve sakın senden ayrılmasına izin verme ve Müzdelife’ye vardığınızda hemen uyusun, dediler. Şoför beni Müzdelife’ye götürdü, ben de sabah güneş çıkıncaya kadar orada uyudum. Ve uyandığımda insanların Müzdelife’den ayrıldığını görünce onlara nereye gittiklerini sorudum, onlar da Cemeratlar’a gidiyoruz dediler. Tüm bunlar olurken ben şuurumda değildim. Sonra cemeratlara gelip taşlarımızı attıktan sonra şimdi nereye gideceğiz dediğimde, Mina’ya gideceğimizi söylediler. Ve ben şuurumu kaybetmeden evvel bir arkadaşıma benim yerime bir kurban alıp kesmesi için vekalet vermiştim. Çünkü ben kesemiyordum, arkadaşım da kendisinden istediğim şeyi yapmıştı. Bütün meşakkatlerden sonra Mina’ya vardığımda arkadaşlarımın orada olduklarını gördüm. Ve biz bütün hac farizalarını eda edip Riyat’a döndüğümüzde yaşadığım bilinç kaybını arkadaşlarıma anlattığım zaman bunun güneş çarpması olduğunu söylediler. Asıl sorum şudur: Benim, tekrar hacca gitmem gerekiyor mu? Acaba ne yapmalıyım? Benim tekrar hacca gitme imkanım ve param da yok. Ve ben kendimi günahlardan korumak adına evlenmek istiyorum. Bendeki para da hem hacca hem de evliliğe yetmiyor. Acaba hac’da başıma gelenlerden dolayı günaha girmiş miyim? Ve ben hac ibadetlerini eda ederken her hangi bir cinsel münasebet veya başka bir şey yapmadım. Tek yaptığım şey başıma gelen şeylerden dolayı çok yoruldum ve kızdım. Ve bunların tek nedeni beni deliye çeviren ve aniden ortaya çıkan o bilinç kaybıydı. (Bölümün numarası 11; Page No. 311)  (Bölümün numarası 11; Page No. 312)  Bana bilgi vermenizi rica ederim, Allah sizin bilginizi artırsın.


: Dediğin gibi ise haccın bütün farizalarını eda etmişsen haccın sahıh ve makbuldür. Ve başına gelenler haccın sıhhatine her hangi bir halel getirmiyor. Ve haccı tekrar iade etmen gerekmiyor. (Bölümün numarası 11; Page No. 313)  Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.


Tags: