Farzları eda etmek için yürümenin fazileti ve bunun hacca uygulanması

(Bölümün numarası 6; Page No. 329)  Namazın Adâbı (Bölümün numarası 6; Page No. 330) İkinci soru, (879) no'lu fetvadan: Soru 2: Namaza yürüyerek gitmenin ya da hacc görevi gibi dini farzları eda etmek üzere yürüyerek gitmenin daha faziletli olduğunu ifade eden delillerin kitap ve sünnetten izahatını rica ediyorum. Aynı şekilde bir hadîs-i nebevî var: Dînî bir farzı ya da bir fazileti eda etmek üzere atılan her adım Allah katında bir iyilik ya da bir sadaka olarak kabul edilir.Bu durum hac görevini ifa etmek için de (uygun mudur) geçerli midir?


Cevap 2: Hayır işlere yürüme ve hayır işler yapmanın faziletleri hakkında genel deliller ve çeşitli hayır işlere yürüme hususunda da özel naslar sabit olmuştur. Allah Te'âlâ'nın şu ayeti bu delillerden biridir: Şüphesiz ölüleri ancak biz diriltiriz. Onların yaptıkları her işi, bıraktıkları her izi yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (levh-i mahfuz'da) sayıp yazmışızdır. Bu ayet mescidlerde namaz kılmak için, Allah yolunda cihad için savaş meydanlarına gitmek için, faydalı ilim tahsilinde bulunmak için ve akraba ziyaretinde bulunmak için atılan adımlara (sevap) yazılması hususunda genel bir ayettir. Aynı şekilde (bu ayet) insanın kendisinden yani ölümünden sonra vakıflar, ilim kitapları, salih evlatlar gibi başkalarına da faydası dokunan şeyler bırakmış kimseleri de kapsar.Allah Te'âlâ'nın mücahitlerle ilgili şu ayeti bu babdandır: Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevîlere, Allah’ın Resûlünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kâfirleri öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel(in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların mükâfatını elbette zayi etmez. (Bölümün numarası 6; Page No. 331) Allah Te'âlâ'nın; Cuma namazını eda etmek ve namaza tabi olarak tesbihat ve hutbe dinlemek için koşması hususundaki Allahü Te'âlâ'nın şu ayeti de böyledir. Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır. Bu hususta Buhari Sahihinde Enes b. Mâlik'den (şu hadisi) rivayet etmiştir: Muhakkak ki Seleme oğulları mescidin yakınında bir yere taşınmak istediler. Resûlullah (s.a.) evlerini terketmelerini hoş karşılamadı ve Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: Siz (eserinizi) adımlarınızı hesablamaz mısınız.) Burada Mücahid, eserlerden maksadın mescid için attıkları adımları olduğunu açıklamıştır. Yine Buhari ve Müslim 'in Ebi Hureyre'den rivayet ettiklerine göre Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki: Her kim günün ilk yarısında - veya ikinci yarısında- camiye giderse, Allah Te'âlâ camiye her gittiğinde o kimse için cennette bir ziyafet hazırlar. Aynı şekilde Buhari Sahihinde Ebû Hureyre,den (Bölümün numarası 6; Page No. 332) Rasulullah ( s.a.v. )'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır. O kimse abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler ona: Allahım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı! diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazda imiş gibidir. Yine Müslim Sahihinde Peygamber (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Her kim ilim elde etmek için bir yola girerse, Allah da ona cennetin yolunu kolaylaştırır. (Buhari ve Müslim)'in sahihinde Veda haccı'nı konu alan hadislerin girişinde Peygamber (s.a.v.)'in, Hz. Aişe'nin hacdan sonra Ten'im mescidinden ihrama girip umre yapmasından sonra ona şöyle buyurduğu sabit oldu: (Bölümün numarası 6; Page No. 333) Mükafatın, yaptığın harcamalar ve çektiğin yorgunluk kadardır. Bu naslar hayır yapan kimsenin yaptığı ve vesile olduğu hayırdan dolayı sevap kazanacağına delalet eder. (Aynı zamanda) nafakanın farklı olmasına, yürüyerek veya ulaşım araçlarıyla gitme zorluğuna bağlı olarak tıpkı yer ve zamanın şerefi, kişinin ihlası ve samimiyetinin farklılığı gibi hususlara bağlı olarak alınacak sevap değişecektir. Genel olarak sebepler de amacın hükmünü alırlar. Hayır,şer, günah ve sevap konusunda bir amaca yönelik yapılan ön hazırlıklar o amacın hükmünü alırlar. Fakat binek üzerinde hac veya umre yapması yerli olmayan yabancı kimse için yürüyerek hac ya da umre yapmasından daha efdaldir. Çünkü bu uygulama Peygamber (s.a.v.)'in yoluna daha uygundur. Bu hususta Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: Andolsun ki, Resûlullah, sizin için,... güzel bir örnektir. Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.


Tags: