Sövme hususunda cehalet mazereti ve dinin nüsukleriyle (ritüelleriyle) savaşma

4440 Numaralı fetva: 1- Dine sövme hususunda, söven kimsenin küfre girdiğine hemen hüküm verilir mi? Dinler arasında bir farklılık var mı? Ve bu farklılık aslen mevcut mudur? Bir de, kadın ve çocukların dine sövmesi konusu. (Bölümün numarası 2; Page No. 23)  2- Sakalla, peçeyle, fistanla veya müslümanlarla alay etme ve dine sövme hususlarında cehalet mazereti, mazeret olarak geçerli midir?3- Kabirlere ve Tağut'a ibadet etme hususunda kişinin cehaleti bir mazeret olarak kabul edilebilir mi? Allah'ın size bahşetmiş olduğu ilimle bu konularda bize bilgi vermenizi talep ediyoruz. Bir de, dini etkinliklere karşı savaşma konusunda, bu işi üstlenen yetkililerin cehaleti, mazeret olarak kabul edilir mi?4- Allah'ın dışındaki varlıklar adına kurban kesen, Allah'tan başkasına dua eden veya Tağut'a yardım eden bir müslüman'a karşı delil oluşturma hususunu, bu konu hakkında sıradan bilgiye sahip bir müslüman yapabilir mi? Delil oluşturma ve ispat etme konusunda daha başka şartlar var mıdır?


Cevap: Öncelikle: Allah'ın yoluna hikmetle, güzel öğütlerle çağırmak ve onlarla en güzel şekilde mücadele etmek, dini açıdan istenen bir durumdur. Allah teala şöyle buyurmuştur; (Resûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir. İkinci olarak: Davetçi, insanları neye davet ettiğinin ve nelerden sakındırdığının bilincinde olması gerekir. Davetçi, insanları iyiye ve güzele davet etme ve insanlara faydalı olabilme konusunda çok istekli, arzulu ve özverili olabilir ancak, cahil ve bilgisiz olduğu için helal olanı haram, haram olanı da helal gösterebilir ve buna rağmen kendisinin hidayet üzere olduğunu düşünür. (Bölümün numarası 2; Page No. 24)  Üçüncü olarak: Din'e söven, Kur'an'ın herhangi bir ayetiyle veya Hz. Peygamberin sünnetiyle alay eden, ya da, Kur'an ve sünnet'e göre yaşayıp sakal bırakan kimselerle veya başını örten müslüman kadınlarla alay eden ve aşağılayan kimse, dini yaşantıdan mükellef birisi ise kafir olur. Dolayısıyla, bu yaptığı hareketin küfrü gerektirdiği kendisine beyan edilir. Bunu öğrendikten sonra bu hareketlerde ısrar ederse bu kimse kafir olur. Allah teala şöyle buyurmuştur; De ki: Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberi ile mi alay ediyordunuz?(65)(Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kafir oldunuz. Dördüncü olarak; Türbelere ve Tağut'a ibadet etmek büyük şirktir. Bu ibadeti yapan kimse, dini emirlerden sorumlu mükellef bir kimse ise, yaptığı eylemin hükmü kendisine beyan edilir, eğer kabul ederse ne a'la, yok kabul etmezse bu kimse müşrik olur. Bu şirk üzere ölürse ebedi cehennemlik olur. Hüküm kendisine beyan edildiği içinde Allah katında mazur sayılmaz. Allah'tan başkası adına kurban kesen kimsenin hükmü de böyledir.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: