Ramazan ayının onyedinci gecesi yapılan bidatler

(Bölümün numarası 3; Page No. 12) (1122) no'lu fetva: Soru: İnsanlar mevlid, Yâ Sîn Sûresi ve Fâtiha Sûresi'ni, Bedir şehitleri için ramazan ayının onyedinci gecesinde Hanefi Mescidinde toplanıp okumaktan sonra o şehitler için dua etmektedirler. Ayrıca mevlid, Ya Sîn Sûresi ve Fatiha Sûresi'ni okuyup ardından dua etmektedirler. Şeriat açısından böyle bir fiil caiz midir, değil midir? Delilleriyle açıklayınız.. Allah katında ecre nail olasınız..


Cevap: Şerî naslar Peygamberimizin kadrinin ne kadar yüce, makamının ne kadar yüksek olduğuna delalet etmektedir. Onun Allah'ın halili, habibi, peygamberlerinin sonuncusu, insanların en hayırlısı olduğunu, Rasûlullah kişiye kendisinden, ana-babasından ve tüm insanlardan daha sevimli olmadıkça o kişinin iman etmiş olmayacağını, Rasûlullah'ın getirdiğinden ve ümmetine tebliğ ettiğinden başka şeriat bulunmadığına ve Allah te'âlâ'nın peygamberinin canını, ancak dinini onunla tamama erdirdikten ve kullarına olan nimetini onunla tamamladıktan sonra vefat ettirdiğini göstermektedir.Ayrıca şerî naslar; şehitlerin, Bedir Gazvesi şehitlerinin ve Bedir haricindeki şehitlerin de faziletine delalet etmektedir. Hz. Peygamber (s.a.v.) Bedr Gazvesi'nden sonra yıllarca yaşamış ama ramazan ayının onyedinci günü ne tek başına ne de başkalarıyla bir araya toplanarak mevlid okuduğu görülmemiştir. Ne Ya Sin, ne de Faiha Sûresi'ni Bedir şehitlerine ne de başkalarına (Bölümün numarası 3; Page No. 13) ne ramazanın yirmi yedisinde ne de daha başka bir günde ne insanlardan ayrı olarak tek başına, ne de başkalarıyla bir araya toplanarak okuduğu görülmüş değildir. Hz. Peygamber'den (s.a.v.) ve onun herhangi bir sahabesinden bu konuda hiçbir şey sabit olmamıştır. Böyle bir uygulama meşru olmuş olsaydı, Hz. Peygamber'den nakledilir ve ashabı döneminde yapılagelirdi. Çünkü hayır namına ne varsa Hz. Peygamber (s.a.v.) mutlaka bize göstermiş, rehberlik etmiştir. Bütün ibadetlerdeki esas husus; Rasûlullah'tan (s.a.v.) tevkifî olarak gelmesidir. Hz. Peygamber (s.a.v.) -şehitlerin kabirleri de dahil olmak üzere- kabirleri ziyaret eder ve onlar için dua ederdi. Hz. Peygamber'in kendi mevlidini, Ya Sin Sûresi'ni, Kur'ân'dan herhangi bir sûre veya ayeti, kabir ziyaretleri sırasnda okuduğu sabit değildir.Bu konuda Hz. Peygamber'den (s.a.v.) herhangi bir şey sabit olmadığına ve sahabelerin uygulaması da bu şekilde olmadığına göre bu şunu göstermektedir: Mevlidin, Ya Sin Sûresi'nin ve Fatiha Sûresi'nin Bedr şehitleri için ramazan ayının yirmi yedisinde okunması, haddi zatında bir bidattir. Böyle bir fiil için gün tayin etmek ise bir başka bidattir. Bu bidatin işlenmesi için bir araya toplanmak da bidatler grubu içinde başka bir bidattir. Ayrıca bu fiilin işlenmesi ve sonrasında da dua edilmesi de bir diğer bidattir. Dolayısıyla müslüman olan kimsenin Rasûllullah'tan (s.a.v.) sabit olarak gelen şeyleri araştırması ve bunlara göre amel işlemesi gerekir. Zira onun meşru olduğuna işaret ettiğinden başka meşru bir şey bulunmamaktadır. Bunun haricinde, Allah'ın ve Rasûlü'nün meşru olduğunu bildirmediği ve insanların ihdas ettiği ibadetlerin tamamı bidattir. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Kim bizim dinimizde olmayan bir şeyi ortaya çıkarırsa, o merduttur, makbul değildir. Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: