Rahimlerin ne taşıdıklarını bir tek Allah bilir

Rahimlerin ne taşıdıklarını bir tek Allah bilir Birinci soru (1552) no'lu fetvadan: Soru 1: 1975 yılı Aralık ayı ve 205 sayılı Arap dergisinin 45. sayfasında belirtilen soru-cevap bölümünde, anne karnındaki cenin'in cinsini erkeğin belirlediği ifade edilmektedir. Dinin buna karşı konumu nedir. Ve gaybı Allah'tan başkası bilebilir mi?


Cevap 1: Öncelikle: Şüphesiz, rahimlerdeki cenini dilediği şekle dönüştüren, erkek veya kadın yapan, eksik veya tastamam kılan ve bunun dışında ceninle alakalı durumları gerçekleştiren bir tek Allahtır. O'nun dışında hiç kimsenin böyle bir yetkisi yoktur. Allah teala şöyle buyurmuştur: Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilâh yoktur. O mutlak güç ve hikmet sahibidir. (Bölümün numarası 2; Page No. 172) Ayet Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dilediğini yaratır; dilediğine kız çocukları, dilediğine de erkek çocukları bahşeder.(49)Yahut onları, hem erkek hem de kız çocukları olmak üzere çift verir. Dilediğini de kısır kılar. O, her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir. (Bölümün numarası 2; Page No. 173) Allah (c.c.), göklerin ve yerin tek sahibi olduğunu, dilediğini yaratan, rahimlerdeki cenini kız çocuğu veya erkek çocuğu olarak şekillendiren, dilediğini eksik ve dilediğini de tastamam kılan, dilediğini güzel yüzlü ve dilediğini de çirkin yüzlü yapanın sadece kendisi olduğunu haber vermektedir. Ceninle ilgili bu ve benzeri halleri gerçekleştiren bir tek O'dur, bu hususta O'nun her hangi bir ortağı yoktur. Dolayısıyla, bir doktorun, kocanın veya filozofun, ceninin cinsini belirleme gücüne sahip olduğu iddiası tümüyle yalandır. Kişinin kocası veya o konumdaki kimselerin, üreme sırasında hamilelik arzusu dışında bir düşüncesi olamaz. Bazen, Allah'ın takdiriyle kişinin arzu ettiği şey olur, bazen de şartların oluşmaması, sağlık sorunları, kısır olması veya Allah'ın bir imtihanı nedeniyle arzuladığı şey olmayabilir. Çünkü, sebepler tek başına etkileyici değil, tam aksine Allah'ın takdirine ve şartların oluşmasına bağlıdır. Döllenme olayı ise, Allah'ın izni dahilinde yapması dışında mükellefin elinde olmayan evrensel bir olaydır. Ancak bu cenin'e şekil verilmesi, dönüştürülmesi, düzenlenmesi ve sebeplerin oluşturulması neticesinde hazırlanması işlemi, bir ortağı olmaksızın sadece Allah'a aittir. İnsanların tavırlarını, sözlerini ve eylemlerini düşünen kimse, bu insanların iddialarında aşırı gittiklerini, söz ve davranışları hususunda da yalan söyleme ve iftira atma konusunda haddi aştıklarını farkedeceklerdir. Aynı şekilde cehaletleri ve aşırılıkları dolayısıyla, modern bilime itibar etmede sebeplere aşırı şekilde bağlandıklarını göreceklerdir. Her şeyi gereği gibi değerlendire bilen kimseler, ilmi Allah'a mahsus olan durumlarla, kendi arzusuyla kullarına bahşettiği ilimler arasındaki farkı görebilenlerdir.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: