Kur'ân'ı tahrif olmaktan korumak

(6137) no'lu fetva: Soru: Arkadaşlardan biri, Yemen'de bulunan bir arkadaşının Osman bin Affan'a (bazı ayetleri) vermekten sakındığı şeklindeki nakillere dayanarak bugün elimizde bulunan mushafın içerisinde tahrif olduğunu iddia ederek mushafın sıhhati hakkında eleştirilerde bulundu. Arkadaşım, benimle tartıştığı bilgileri elde ettiği kitaba beni yönlendirmeye ve bana açıklamalar yapmaya başladı. Bu benim öfkemi kabarttı ve onu dinlemekten kaçındım. Bu sebeple zatınızdan fetva istemek üzere size bunu yazdım.Sizden Kur'ân'ın nakli ile ilgili bilgilerle bana yardım ediniz. Tebliğ cemaatine mensup olmam nedeniyle bu ve benzeri şeylere maruz kalıyorum.


Cevap: Kur'ân-ı Kerim Allah'ın kelamıdır, Cebrail onu Allah'tan almış, Muhammed (s.a.v.) e okumuş, Muhammed (s.a.v.) de Cibril'den dinlemiştir. Allah'ın Cebrail'e söylediği şekliyle ondan almıştır. Öğrendiği şeyleri Allah; Muhammed (s.a.v.)'in kalbinde korumuştur. Allah te‘âlâ şöyle buyurmaktadır: (Resûlüm!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.(16)Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir.(17)O halde, biz onu okuduğumuz zaman, sen onun okunuşunu takip et.(18)Sonra şüphen olmasın ki, onu açıklamak da bize aittir. İbn-i Cerîr (Allah rahmet etsin) tefsirinde, peygambere inen şu ayetin sebebi nüzulü hakkında ilim ehli ihtilaf etmiştir: (Resûlüm!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma. Onlardan bazısı şöyle demişlerdir: Bu ayet peygambere geldi, kendisine Kur'ân'dan bir şey nazil olduğunda ona olan muhabbetinden dolayı onu hemen ezberlemek için dili ile tekrar ediyor ve dilini hareket ettiriyordu. Bu nedenle kendisine : onu ezberleme konusunda acele etme, zira biz onu sana ezberleteceğiz denildi.Diğerleri şöyle dediler: Peygambere böyle söylenmesinin sebebi; unutma korkusuyla Kur'ân'ı çok okuyordu bu nedenle kendisine; acele ederek dilini hareket ettirme, zira onu senin zihninde biz toplayacağız ve sana okutacağız, sen de unutmayacaksın. tefsir bitmiştir. Allah te‘âlâ buyurdu ki: Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız. Zikir; O Kur'ân'dır. Allah onu müslümanlar için korudu, Peygamberin (s.a.v.) ümmeti de kendi Peygamberinden hem yazılı hem de ezber olarak onu teslim aldılar. Hiç bir eksiklik veya tahrifat oluşmadan hızlı bir şekilde onu ümmete tebliğ ettiler. Ve Ebu Bekir es'Sıddık (r.a.) hilafeti döneminde Zeyd b. Sabit (r.a.) vasıtasıyla Kur'ân'ı cem etti. Daha sonra Hz. Osman (r.a.) (Bölümün numarası 4; Page No. 10) kendi halifeliği döneminde ümmet bu konuda ihtilafa düşmesin diye tek harf (okuyuş) üzere cem etti. Bu hususta Kur'ân'ın korunmadığını, Kur'ân'a tahrifat ve eksiklik hasıl olduğunu iddia eden kimse sapıktır, sapıtmıştır. Tevbe etmesi istenir, eğer tevbe etmezse veliyyü'l emr tarafından mürted olarak idam edilmesi vacip olur. Çünkü bu iddiada bulunan kimsenin sözü Allah'ın sözüyle çatışmaktadır, Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız. aynı şekilde korunması ve selamette olması konusunda ümmetin icmasıyla çatışmaktadır. Bu nedenle islam uleması Batıniyye Şiası'nın müslümanların elinde bulunan Kur'ân'ın eksik olduğu, kendi ellerinde bulunan Kur'ânın tamam olduğu iddialarını reddetmişlerdir. Çünkü bu iddia batılların batılı bir iddiadır.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: