İslam şeriatından başkasıyla hükmeden bir devletin gölgesi altında büyük günah işleyen

Üçüncü soru,(7122) no'lu fetvadan: Soru 3: İslam şeriatından başkasıyla hükmeden bir devletin gölgesi altında, öldürme, hırsızlık, zina ve benzeri büyük günahları işleyenin hükmü nedir? Sahih delillerle birlikte açıklar mısınız?


Cevap 3: O büyük şirk işlemiş olduğu halde onu irtikap eder ve sonra bunun üzere ölürse, o cehennemde ebedi kalacaktır. Ondan ve şirkten tevbe eder ve salih amel işlerse, Allah onu bağışlar ve kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah Te'âlâ şöyle buyurmuştur: Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı (nın cezasını) bulur;(68)Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır.(69)Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. Allah Te'âlâ şöyle buyurmuştur: De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.(53)Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün, O'na teslim olun, sonra size yardım edilmez. Şu ayete kadar ayetleri oku: Allah, takvâ sahiplerini kurtuluşa erdirir. Onlara hiçbir fenalık dokunmaz. Onlar mahzun da olmazlar. Allah Te'âlâ şöyle buyurmuştur: İnkâr edenlere (sana düşmanlıktan) vazgeçerlerse, geçmiş günahlarının bağışlanacağını söyle. Yok geri dönerlerse kendilerinden öncekilerin hali gözlerinin önündedir! Peygamber'in (s.a.v.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: İslâm kendinden önceki günahları yok eder. (Bölümün numarası 1; Page No. 738) İslam'a girdikten sonra şirk dışında günahlar işleyen kimse hakkında sahih olan görüş, Ehl-i Sünnetin görüşüdür: O, kendisinde bulunan iman kadar mümin ve Allah'a şirk hariç kendisinde bulunan büyük günah kadar fasıktır. Tevbe etmeksizin onun üzere ölürse, Ehl-i Sünnete göre onun durumu Allah'a havale edilir. İmanı sebebiyle Allah dilerse onu affeder ve bağışlar, dilerse günahı sebebiyle ona azap eder. Allah Te'âlâ şöyle buyurmuştur: Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını, (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allah Te'âlâ şöyle buyurmuştur: Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. (Tevbe ederlerse) umulur ki Allah onların tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir. Ebu Zer'den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Bana Rabbimden Cebrail aleyhisselam gelerek "Ümmetimden kim Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmadan ölürse cennete girer" müjdesini verdi. Ben (hayretle): "Zina etse ve hırsızlık yapsa da mı?" diye sordum. "Zina da etse, hırsızlık da yapsa" cevabını verdi. Hadisi Buhari, Müslim ve diğerleri rivayet etmişlerdir. Mütevatir, sahih şefaat hadisleri buna tafsilatlı olarak delalet eder. Sahih-i Buhari ve Müsim ve diğer hadis kitaplarına müracaat (Bölümün numarası 1; Page No. 739) ediniz. Bu hüküm, tevbe etmediği zaman. Yukarıda geçen ve diğer naslardan ortaya çıktığı gibi, ancak onlardan kim tevbe ederse, onun tevbesini kabul etmeyi, Allah kendi zatına farz kılmıştır.Başarı Allah'tandır! Allah, peygamberimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam etsin.

Tags: