Hastanın, gücü oranında namazı eda etmesi gerekir

(6908) no'lu fetvanın dördüncü sorusu: Soru 4: Arap olmayan müslüman hasta bir bayanla karşılaştım, histeri nöbetine tutulmuştu, -tam olarak kendinde değildi- fakat o çevresinden vakti, şahısları ve yeri biliyordu. Durumu, yatakta yatmayı ve istirahat etmesini gerektiriyordu. Sürekli namaz kılma isteğini tekrarlıyordu. Ben ise, Allah'ın izniyle şifa bulacağını ve üzerindeki farzları eda edeceğini ve kendisini hiç yormaması gerektiğini söylüyordum. Fakat iki gün sonra kaçırdığı namazları kılmadan Allah'ın rahmetine kavuştu. Bundan dolayı bana bir günah var mıdır? Ben onun yerine geçirdiği namazları kılabilir miyim? Ben geçirdiği farzların sayısını bilmiyorum.


Cevap 4: Hastanın, ayakta, oturarak, yan üstü yatarak yahut sırt üstü yatarak gücü oranında namazı eda etmesi gerekir. Zira Peygamber (s.a.v.) İmran b. Husayn'a (r.a.) şöyle buyurmuştur: Namazı ayakta kıl. Buna gücün yetmezse oturarak, buna gücün yetmezse yan üstüne yatarak, buna da gücün yetmezse sırt üstü yatarak. Hadisi Buhari ve Nesai rivayet etmişlerdir. Bu, Nesai'nin rivayetidir. (Bölümün numarası 8; Page No. 85) Hiç kimsenin, başkasının yerine namaz kılması caiz değildir. Adı geçen bayanın aklı gitmişse, ona bir şey gerekmez. Sen, onun sakinleşmesinde ve ona afiyet dilemen konusunda teşekküre ve mükafata layıksın.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: