Beş vakit namazın vakitleri

(3617) no'lu fetvanın birinci sorusu: Soru 1: Hoca kardeşlerden birisi, yaz günlerinde öğle namazının serin bir vakte bırakılması ile ilgili hadise muttali olduktan sonra bunu ihvana okuyarak bu şekilde hareket etmelerini kendilerine emretmiş, fakat onlar buna muvafakat göstermemişler, çünkü bunun ruhsata delalet ettiğini, namazın ilk vaktinde kılınmasına dair gelen hadisin, bu hadise takdim edilmesi gerektirğini ve Haremeyn dahil bütün ülkelerdeki ehl-i sünnet kardeşlerimizin de bu hal üzere olduklarını ifade etmişlerdir. Fakat şeyh bu sözü reddederek namazın tehir edilmesinde ısrar etmiş ve kendisine ihvandan azınlık bir grup tabi olmuş olup ezan ve kameti duymalarına rağmen namazı tehir etmeye ve sonra da yine aynı mescide gelerek kamet getirerek namaz kılmaya başlamışlardır. Netice itibariyle bu durum ihvan arasında niza ve ihtilafa sebep olacak derecede ayrılığa sebep olmuş, hatta bazen küfürleşmeye dahi sürüklemiştir. Bu durum senelerdir böyle devam etmektedir.


Cevap1: Faziletli olan namazın ilk vaktinde kılınmasıdır. Nitekim Buhari, Müslim ve diğerlerinin, Abdullah b. Mesud'tan (r.a.) şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: Peygamber'e (s.a.v.): "Hangi amel Allah'a daha sevimlidir?" diye sordum. "Vaktinde kılınan namaz" buyurdu. Ayrıca İmam Ahmed, Müslim ve diğerlerinin, Cabir b. Semura'dan (r.a.) şöyle dediğini rivayet ederler: (Bölümün numarası 6; Page No. 120)  Peygamber (s.a.v.) öğle namazını güneş batıya meyledince kılardı. Bunlar dışında da namazın ilk vaktinde kılınmasının efdaliyetine delalet eden hadisler mevcuttur. Bundan aşırı sıcak anında öğle namazını ve yatsı namazlarını istisna etmiştir. Öğle namazına gelince; bunu Ahmed, Buhari, Müslim ve Sünen sahipleri, Ebu Hureyre'den (r.a.), şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: Resulullah (s.a.v.) dedi ki: Sıcak şiddetli olduğu zaman, namazı serinliğe bırakın. Zira sıcağın şiddeti Cehennemin kaynamasındandır. Yine bu konu ile ilgili olarak Buhari ve Müslim de Ebi Zer'den (r.a.) şöyle dediğini rivayet ederler: Biz bir sefer sırasında Peygamber (s.a.v.) ile beraberdik. Müezzin öğle namazı için ezan okumak istedi. Peygamber (s.a.v.)ona: "Serinlemeyi bekle" dedi. Sonra müezzin tekrar ezan okumak istedi, yine: "Serinlemeyi bekle" dedi. Ta ki, tepelerin gölgelerini gördük. Peygamber (s.a.v.): "Sıcaklığın şiddeti cehennemin alevindendir. Hararet şiddetlenince öğle namazını hava serinleyince kılın" buyurdu. Nesai de Enes'ten ( r.a.) şöyle dediğini rivayet etmiştir: Pey­gamber (s.a.v.), hava sıcak olunca öğle namazını biraz havanın serinlemesine kadar geciktirirdi, hava soğuk olunca da onu hemen kılardı. Buhari'nin rivayeti de onun gibidir. (Bölümün numarası 6; Page No. 121)  Efdal olan; bu hadisle ve sadece şiddetli sıcak anında serin bir vakte kadar ertelemeye dair onun manasındaki diğer hadislerle amel edip öğle namazını serinliğe bırakmaktır. Onun dışındaki durumlarda da aslı üzere bırakmaktır. Sizin hakkınızda en hayırlı olan; faziletli olan ve ecri çok olana hırs gösterip, insanlara da hafilik amacını öne alarak Resulullah'ın (s.a.v.) hedyine uyup ezanı aşırı sıcak zamanlarda serin vakte erteleyip, bunun dışındaki durumlarda da normal şekilde hareket etmektir. Ezanın şiddetli sıcak bir vakitte okunması durumunda ise herkesin cemaate katılması ve toplu olarak namaza özen göstermeleri gerekmektedir. Dolayısıyla tefrikaya düşmemelisiniz. Çünkü cemaat farz, ayrılık ise haramdır. Onun için namazı serine bırakma faziletine özen göstermek için böyle bir cürüm irtikap edilmemelidir. Çekişmeyin, yoksa dağılırsınız ve gücünüz gider. Yatsı namazına gelecek olursak; Buhari ve Müslim'in, Cabir'den ( r. a.) Resulullah'ın (s.a.v.) şu uygulamasını rivayet etmişlerdir: Öğleyi zeval vaktinden sonra, ikindiyi güneş canlı (parlak) iken, akşamı güneş battığı zaman kılardı. Yatsıyı, cemaat kalabalık oldu­ğunda acele ederek, az olduğunda da te'hir ederek kılardı. Sabah namazını da alaca karanlıkta kılardı. Başarı Allahtandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: