Namazda elleri bağlamak ve salıvermek

Namazda elleri bağlamak ve salıvermek (181) no'lu fetvanın altıncı sorusu: Soru 6: Namazda ellerini bağlamayıp yanlarına salıveren kimsenin namazı geçerli midir?. Ellerini salıveren ve bağlayan kimseye uymak sahih midir?. Elleri bağlamayıp yanlara salıvermek insanı küfre sokar mı. Elleri rükudan sonra mı, yoksa yanlara saldıktan sonra mı bağlamak evladır. Bunlardan hangisi Resulullah'tan (s.a.v.) sabit olmuştur?


Cevap 6: Sünnet olan sağ eli sol el üzerine koymaktır. Nitekim Buhari, Sahih'inde Sa'd b. Sehl'den (r.a.) şöyle dediğini rivayet etmiştir: (Bölümün numarası 6; Page No. 352) İnsanlara, bir kimsenin sağ elini sol kolunun üzerine koyması emrolunurdu. Müslim'in bir rivayetinde de şöyle gelmiştir: Sonra sağ elini sol elinin üzerine koydu. Sağ eli sol el üzerine koyma ile ilgili hadisler müteaddid tariklerden gelmiş olup, onlardan birisi de Tirmizî, ve İbn-i Mace'nin, Kabise b. Hulb'ten, onun da babasından rivayet ettiği hadistir. Tirmizi bunu tahric ettikten sonra, onun; Hasen hadis olduğunu söylemiştir. İbni Abdilber'in et-Temhid ve el-İstizkar'ında Ğudayf b. el-Haris'ten, Darekutni'de Huzeyfe b. Yeman'dan, yine Darekutni'de Ebu' d-Derda'dan merfu olarak, İbni Ebi Şeybe'de merfu olarak rivayet edilmiş, Ahmed ve 'Darakutni'de de Cabir'den, Ebu Davud'ta Abdullah b. Zübeyr'den ve El-Beyhakî de Aişe'den rivayet etmiş ve sahih olduğunu söylemiştir. Ayrıca Darakutnı ve Beyhaki'de de Ebi Hureyre'den rivayet edilmiştir. Ebu Davud'ta Hasan'dan mürsel olarak, ayrıca yine onda Tavus'tan mürsel olarak, Nesai ve İbn-i Mace'de de İbn-i Mesud'tan rivayet edilmiştir. İbni Seyyidinnas dedi ki: Ravileri sahih hadis ravileridir. Hafız da Fethü'l-Bari'de isnadının hasen olduğunu söyler. Tirmizi de el-Camii'inde Kabise'den, (Bölümün numarası 6; Page No. 353) o da babasından şeklinde hadisi naklettikhten sonra şöyle der: Resulullah'ın (s.a.v.) ashabından ve onlara tabi olanlardan ilim ehli kimseler nazarında amel bu şekildedir. Onlar namazda kişinin sağ elini sol eli üzerine koymasını kabul ederlerdi. Bazısı göbeğin üstüne, bazısı da göbeğin altına konulmasını kabul etmiştir. Onların bu husustaki görüşleri genişti. Tirmizi'nin sözü burada son buldu. Sünnet olanın, sağ eli sol el üzerine koymak olduğu kesinlik kazandıktan sonra; bir kimse ellerini yanına salıvermiş olarak namaz kılsa bu namaz geçerlidir. Zira sağ eli sol el üzerine koymak ne namazın rükunlarından, ne şartlarından ve ne de vaciplerindendir. Sağ elini sol eli üzerine koymuş bir kimsenin, ellerini yana salıvermiş birisine uyması sahih ve geçerlidir. Şeyhu'l-İslam İbn Teymiye dedi ki: (Mezhep tabilerinden olan mütefakkihlerden bazısının; Namazda imama tabi olana göre, imamın, onun mezhebine muhalif bir şey yapması veya bir şeyi terketmesi durumunda kendisine uymanın sahih olmadığını söyleyenlerin bu sözü kendilerini sünnetten ayrılıp ayrılık ve bid'ata düşen Rafiziler, Mutezile ve Hariciler ( Havaric)den oluşan ehl-i fırka ve bid'a mezheblerine sürükler.) Devamla der ki: (Bu sebeple durum öyle bir hal almıştır ki bazılarının sapmasına sebep olmuş ve bazıları ilk tekbirde elleri kaldırmayanın arkasında, bir başkası az sudan abdest alanın arkasında, bir diğeri affedilmiş olan az necasetten sakınmayan kimsenin arkasında namaz kılmayacak hale gelmiş olup bir mezhep mensubunun diğer mezhep mensubu arkasında namaz kılmayacak kadar sapkınlığa varan durumlara düşmesine sebep olmuştur. Bu öyle bir hal almıştır ki talebe hocasının arkasında namaz kılmaz olmuştur. Buradan hareketle de Ebu Bekir Ömer'in arkasında, Ali Osman'ın arkasında, muhacirler ile Muhacirler Ensar da (Bölümün numarası 6; Page No. 354) birbirlerinin arkasında namaz kılmazlardı denilecek derecede sapkınlıklara düşülmüştür.) Şöyle devam eder: (Her ne kadar bu bir kısım insanların hatası olsa da bunun Ehl-i dalal mezheplerine ait bir görüş olduğu müslümana gizli değildir.) ve yine dedi ki: (Her ne kadar fıkhın fer'i meselelerinde ve namazı bozan ve bozmayan gibi bir kısım meselelerde tartışmalar olsa da sahabe ve tabiinden oluşan ümmetin selefi, birbirleri arkasında namazın geçerli olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Ümmetten bazılarının ictihada dayalı bir takım tartışmalı konulardan hareketle bazılarının arkasında namaz kılmayı yasaklamaları bid'at ve dalalet ehlinin yaptığı şeyler cinsindendir.) Böylece maksat anlaşılmış oldu.Dolayısıyla bir kimse kıyamda ellerini yana salıvermiş bir şekilde namazını kılacak olsa sünnete muhalif hareket etmiş olur, fakat sünneti terkeden kimse kafir olmaz.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: