Cemâat namazının hükmü

(Bölümün numarası 7; Page No. 282) Boş sayfa (Bölümün numarası 7; Page No. 283)  Cemâat namazı. (Bölümün numarası 7; Page No. 284)  Cemâat namazının hükmü. (141) no'lu fetva: Soru: Namazı terk edenin hükmü nedir? Onu cemaatla kılmanın hükmü nedir?


Cevap: Namaz kelime-i şehadetten sonra İslamın beş ruknünden biridir. Kim farziyetini inkar ederek onu terk ederse, müslümanların icmaı ile kafir olur. Kim de tembellikten ve kayıtsızlıktan dolayı onu terk ederse, alimlerin sahih olan görüşüne göre yine kafir olur. Bu konuda asıl olan delil, Müslim'in Sahih'inde Hz. Peygamber'den (s.a.v.) rivayet ettiği şu hadistir ki, şöyle buyurmuştur: Kul ile şirk ve küfür arasında namazın terki vardır. Yine İmam Ahmed'in "Müsned" de ve Tirmizi'nin "el-Cami' de Peygamber'den (s.a.v.) rivayet ettikleri şu hadis de bunun delilidir: Bizimle onlar arasındaki ahit namazdır, kim onu terk ederse küfre girer. Onun cemaatla kılınmasına gelince, bu ayni bir vaciptir. Bu konudaki delil, kitap ve sünnettir. Allah Te'âlâ'nın şu ayeti bunun delillerindendir. Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına) alsınlar, (Bölümün numarası 7; Page No. 285) Ayeti oku. Allah Te'âlâ'nın, korku halinde namazın cemaatla kılınmasını Peygameri Hz. Muhammed'e (s.a.v.) emretmesi, onun dışında cemaatla kılınmasının daha evla olduğuna delalet etmektedir.Sünnetten delile gelince, Sahih-i Müslim'de Ebu Hureyre'den (r.a.) rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Hz. Peygamber'e (s.a.v.) a'ma bir adam gelip: Ya Rasûlellah, beni mescide götürecek bir kimsem yok, diyerek namazı evinde kılabilmek için Rasûlüllah'tan (s.a.v.) kendisine müsaade etmesini istedi. O da müsaade etti. A'ma dönüp giderken onu çağırarak: “Sen ezanı işitiyor musun?” diye sordu. O: "Evet" dedi. Hz. Peygamber: “O halde davete icabet et” buyurdu. Ahmed'in rivayetinde şöyle geçmektedir: Sana bir ruhsat bulamıyorum. Delaletin vechi, Peygamber'in (s.a.v.) bu a'maya ruhsat vermediğini göstermektedir. Peygamber (s.a.v.) bu a'maya bir ruhsat bulamamışsa, gören kimse için bir ruhsat olmaması daha evladır. Camide cematla namaza gelmeyen kimselerin evlerini başlarına yakmaya azmettiğine dair Peygamber'den (s.a.v.) gelen rivayet de bunu teyit etmektedir. Zira bir mendubu yahut farz-ı kifayeyi yapmayan kimsenin bu şekilde tehdit edilmesi caiz değildir.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: