Özürsüz olarak cemaatla namazı terk etmek

(Bölümün numarası 7; Page No. 287)  Özürsüz olarak cemaatla namazı terk etmek. (1591) no'lu Numaralı fetvanın dördüncü sorusu: Soru 4: Özürsüz olarak namazı evinde kılan kimseye ne ile hükmederiz? O, kafir midir? Eğer cevap hayır ise, şu hadisin rivayet sebebi nedir?. Bir adam gündüz oruç tutuyor ve geceleyin namaz kılıyor, anck cumaya ve cemaata gelmiyor. Bu adam hakkında sahabeden birisi "o cehennemdedir" diyor.


Cevap 4: Kim beş vakit namazı yahut onlardan birini özürsüz olarak evinde kılıyorsa kafir sayılmaz. Fakat vacip olan, camide cemaatla namazı terk ettiği için günahkar olur. Zira Allah Te'âlâ şöyle buyurmuştur: Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına) alsınlar, böylece (namazı kılıp) secde ettiklerinde (diğerleri) arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan (bu) diğer gurup gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olsanız da üstünüze birden baskın yapsalar. (Bölümün numarası 7; Page No. 288) Ayeti oku. Allah Te'âlâ, korku yönünden en sıkıntılı ve en şiddetli vakitlerde namazı cemaatla kılmayı emrediyor. Buna göre birinci gurubun, namazlarının son yarısını daha sonra tamamlamalarını ve imamdan önce selam vermelerini gerektiriyor. Bu, ancak farz namazın imamla birlikte cemaatla kılınması vacip olması durumunda olur. Bilakis namazda imama tabi olmaktan ve me'mumun namazını imamının namazıyla birlikte tertip üzere kılmaktan daha gerekli ve daha tekitlidir. Peygamber (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur: Kim ezanı duyar da mazeretsiz cemaate gelmezse, namazı kabul olunmaz. Hadisi İbn Mace, Darakutni, İbn Hibban ve Hakim rivayet etmişlerdir. Senedi Müslim'in şartına uygundur. Ebu Hureyre (r.a.) Peygamber'den (s.a.v.) şöyle rivayet etmiştir: A'ma bir adam: Ya Rasûlellah, beni mescide götürecek rehberim yok, evimde kılmam için bana ruhsat var mı? Peygamber (s.a.v.) ona şöyle dedi: Namaz için ezanı duyuyor musun? Adam: "Evet" dedi. Hz.Peygamber: "O halde davete icabet et" buyurdu. Buhari Sahih'inde Ebu Hureyre'den (r.a.) rivayet ettiğine göre, Resûlüllah ( s.a.v. ) şöyle buyurmuştur: Muhakkak ben, odun toplanmasını emretmeyi, sonra namazın kılınması için ezân okunmasını emretmeyi, daha sonra da birisinin mü’minlere namaz kıldırmasını emretmeyi, sonra namaza gelmeyen erkeklere arkalarından gelip onlar evlerindeyken evlerini ateşe vermeyi istedim. Nefsim elinde olan Allah'a yemin olsun ki, onlardan birisi, üzerinde et bulunan bir kemik veya koyunun toynağının arasındaki azıcık bir et bulacağını bilse, yatsı namazına gelirdi. Yine (Bölümün numarası 7; Page No. 289)  Buhari Sahih'inde Ebu Hureyre'den (r.a.) rivayet ettiğine göre, Resûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Münafıklara sabah ve yatsı namazından daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur. İnsanlar bu iki namazda ne kadar çok ecir ve sevap olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa ona gelirlerdi. Muhakkak ben, müezzine ezan okumasını emretmeyi, sonra bir adama insanlara imam olmasını emretmeyi, sonra bir ateş parçası alıp henüz namaza gelmeyen kimselerin evlerini yakayım, istedim. Beş vakit namaz kılmak gibi İslamın farzlarından bir farzı ve cuma namazında bulunmayı terk ettiği için, cuma ve cemaata gelmeyen kimseyi Allah'ın cehenneme koyması müstehak olur. Sonra onun farz olmasının şartlarını taşıyan kimse, cemaatın meşruluğunu yahut cumada bulunmanın farziyetini inkar ediyorsa, o kafirdir ve ebedi cehennemdedir. Eğer buna inanıyor, ancak tembellikten dolayı yapmamışsa, günahı ölçüsünde cehennemde azap olunur, ancak Allah dilerse onu affeder. Farziyetini inkar etmeksizin, cumaya ve cemaata gelmemesinden dolayı azap çektikten sonra sonuçta varacağı yer cennettir. Zira Allah Te'âlâ şöyle buyurmuştur: Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. (Bölümün numarası 7; Page No. 290) Yine şirk dışında büyük günah işleyen kimse hakkında rivayet edilen hadisler, Allah dilerse büyük günah işleyenin cehennemde azap olunacağı sonra cehennemden çıkıp cennete gireceği konusunda bir delildir.Soru soranın zikrettiği sahabe hadisine gelince, o İbn Abbas'tan (r.a.) şöyle rivayet edilmiştir: Birisi ona, gündüz oruç tutan ve geceleyin namaz kılan ancak cumaya ve cemaata gelmeyen bir kimse hakkında sorunca şöyle demiştir: "o cehennemdedir". Eğer bu sahabe hadisi sahihse, manası söylediğimiz gibidir.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: