Farz ve sünnet

(6315) no'lu fetvanın üçüncü sorusu: (Bölümün numarası 5; Page No. 11) Soru 3: Bizim burada bazı kimseler sünnet ile farzı birbirinden ayırmakta ve tehtidin (vaîdin) sadece farzlar ve sünent-i müekkedeler hakkında olduğunu söylemektedirler. Ben inanıyorum ki, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) getirdiği ve ümmetine ızhar ettiği herşey, ümmet için uyulması farz şeylerdir. Böyle yapmayan kimse Hz. Muhammed'in (s.a.v.) getirdiği şeylere karşı hoşnutsuzluk göstermiş olur. Meselâ sakal bırakmak gibi.. Hz. Peygamber böyle bir uygulamayı getirmiştir. Sakalı tıraş ettiği Hz. Peygamber'den sabit olmuş mudur? Ayrıca sakalın tıraş edilmesi Hz. Peygamber'in getirdiği bir şeye karşı hoşnutsuzluk duyulduğuna dair bir delil midir? Böyle davranan biri ayetin kapsamına girer mi?


Cevap 3: Hamd yalnız Allah'adır. Salât ve selâm onun resulüne, âilesine ve sahabesine olsun. Bu girişten sonra; Vacip; işleyenin sevap alacağı, terk edenin cezayı hak edeceği şeydir.Sünnet (müstehap) ise: İşleyenin sevap kazanacağı, terk edenin cezalandırılmayacağı şeydir. Sünneti terk etmekten sünnete karşı buğuz beslendiği anlamı zorunlu olarak çıkmaz. Sakalın tıraş edilmesi veya kısaltılması ise haramdır. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Bıyıkları kısaltın ve sakalları uzatın. Müşriklere muhalefet edin. Böyle bir fiili yapan kimsenin Hz. Peygamber'in (s.a.v.) getirdiği şeylere karşı hoşnutsuzluk duyduğu anlamı zorunlu bir anlam olarak anlaşılmaz. Buna benzer şekilde ana-babasına asi olan, zina eden kimseler de masiyet işlemişlerdir. Onların bu masiyetleri, Resûlullah'ın (s.a.v.) getirdiği şeyleri kerih gördükleri şeklinde zorunlu bir anlam taşımamaktadır. Çünkü masiyetlerin, Hz. Peygamber'in getirdiklerine karşı hoşnutsuzluk duyma dışında başka başka nedenleri de bulunmaktadır. Bu nedenlerdir ki, masiyet işleyen kimse, haricilerin aksine Ehl-i sünnet ve'l-cemaate göre sırf masiyet işlemiş olması nedeniyle tekfir edilmez. Başarı Allah'tandır! Allah, peygamberimiz Muhammed (s.a.v.)'e âilesine ve sahabesine salât ve selam etsin

Tags: