Dış görüntü itibariyle çelişkili olan konularda din ve ilmin bağdaştırılması

(Bölümün numarası 1; Page No. 627)  (5) Hesap ve yıldızları takip etmenin bilimi Üçüncü soru, (1591) no'lu fetvadan: Soru 3: Dış görüntü itibariyle çelişkili olan konularda din ile ilmi nasıl bağdaştırırız. Mesela din bize yıldızların üç şey için yaratıldığını söylüyor. Gök yüzünün süsü, şeytanlara atılan ateş ve yön tayin eden alametler. Coğrafya dersinde okuduğumuza göre ise yanlızca gök hareketi içinde yer alan cisimlerdir. Geceleyin gördüklerimiz yanıp düşüyor. Aslında onlar meteor ve ateş kütleleridir. Bir çekim etkisinden çıkıp yerkürenin etkisine girmişlerdir. Saniyede 45 mil hızla düşmektedir.


(Bölümün numarası 1; Page No. 628) Cevap 3: Kur'an-ı Mecidi indiren, Peygamberi Muhammed'e İslam Şerianıtını vahyeden Alim ve Hakim olan Allah'tır. O ki, yeri göğü ve her şeyi yaratmış, yaratığını emrine vermiş, özelliklerini ve gizemlerini öğretmiştir. Kullarının hizmetine sunduğuyla bildirdiği meşru kıldığı şeyler arasında çelişki olamaz. Şeriatıyla veya haber verdiğiyle kainatta var olanlar ittifak halindedir. Her şey düzenlidir. Haberi gerçeklerle mutabakat halindedir. Yaratması, emrine vermesi verdiği haberin gereğine uygundur. İnsan Allah'ın kitabında verdiği haber veya Peygamberinin (s.a.v.) verdiği ve sahih olarak bize nakledildiğinde şüphe duyulmayan haberde çelişki var sanırsa, bu aslında onun aklının ermediğinde veya anlama kabiliyetinin yetersiz olduğunda ve az okuması veya kevni bilgileri ve şer'i bilgileri az tahsil etmesi sebebiyledir. Bunun örneği Allah'ın (a.c.) kitabında şöyle gelmiştir. Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.(6)Ve (gökyüzünü) itaat dışına çıkan her şeytandan koruduk.(7)Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.(8)Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır.(9)Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder. Yine ayette şöyle geçer: Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık. başka ayette: Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyr edenler için onu süsledik.(16)Onları, taşlanmış (kovulmuş) her şeytandan koruduk.(17)Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür. ve başka ayette: O, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Gerçekten biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş geniş açıkladık. yine şöyle buyrulur: Daha nice alâmetler (yarattı). Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar. Sahih sünnette anlam olarak Kur'an ayetleriyle uyumlu hadisler vardır. (Bölümün numarası 1; Page No. 629) Bu haberlere bakan açık bir şekilde bazı yıldızların özelliklerini ve faydalarını görür. O zikredilen üç fayda, buradaki yıldızların özellikleri ve faydaları arasında bulunmamaktadır. Şunu da görmekteyiz ki, bilgi çalan şeytanlara atılan yıldızlar (meteorlar), yanlızca buna munhasir olduğu delaleti de, o üç özellik arasında değildir. Burada olumlu olumsuz meteorlarla ilgili bir çelişki yoktur. Bunu Arap dilini inceleyip üsluplarını bilenler anlarlar. Kasr üslubu kullanılarak hasr ifade edilmiştir. Doğa bilim çerçevesinde uzaya saçılmış haldeki taş ve gökcisimleri gruplar halinde kendilerinden büyük cisimlerin cazibesiyle oraya düştüğü saptanırsa ve birinin cazibesinden kurtulduğunda diğer yıldızın cazibesine girip oraya hızlıca düştüğünde, birinin yüzeyinin diğerinin yüzeyiyle sürtünmesinden dolayı alev oluşur ki, buna Şihab adı verilir. Bu bilgiler tespit edilse de, Şer'i metinlerle arasında çelişki yoktur. Şer'i metinlerde Şeytanların ardından atılan şihap haberi vardır. Şihap olayının iki ayrı sebepten meydana geliyor olması mümkündür. Doğa biliminde de şihap olayının belli bir şeye münhasır olduğu delaleti yoktur zaten. Aynı şekilde, şihabın şeytanlara atılmaya münhasır olduğu da şer'i metinlerde yoktur. (Bölümün numarası 1; Page No. 630) Soru soran arkadaşın zikrettiği meteorlar ise, Coğrafya alimlerinin zikrettiği gibi şihab değildir. Yere düştüklerinde yanıp küle dönüşmezler. Şihabın tersine onlar bir çeşit yıldızdır. Soran arkadaşın bilgilerini kesinleştirmesi ve dini ve dünyevi işlerinde bilinçli olması gerekir. Haddini bilip, seviyesinin sınırında duran kula Allah rahmet eylesin. Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: