Cuma namazı

Cuma namazı
78

Cuma namazının hükmü

Cuma namazı akıllı, baliğ ve vatanı olan her müslüman için farz ayn’dır. terkinde bir özrü yoktur.

1. Bunun delili Allah’ın sözüdür: «Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın.» (Cuma: 9)

2. Peygamberimiz şöyle buyurur: “Birtakım insanlar, ya Cuma namazını terk etmeyi bırakırlar, ya da Allah onların kalplerini mühürler. Sonra da onlar gâfillerden olurlar.” [Müslim rivayet etti]

Cuma namazının vacip olmadığı kimseler

Cuma namazı; kadına, çocuğa, yolcuya, meşakkat olacak olan hastaya vacip değildir. Fakat başkalarıyla birlikte hazır olurlarsa caiz olur.şayet hazır bulunmazlarsa öğle namazını kılarlar.

Yolcu
Hasta
Kadın
Küçük çocuk

Cuma gününün fazileti

Haftanın en faziletli günü Cuma’dır. bu ümmete bu günü özellikle hediye etmiş ve faziletiyle ilgili birçok rivayet nakledilmiştir. Bunlar:

1. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı.” [Müslim rivayet etti]

2. Yine Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Kim Cuma günü gusledip, ve gücü yettiğince namaz kılar, hutbeyi dinler ve sukut ederse iki Cuma arasında tüm günahları bağışlanır. Üç günün fazileti verilir. ” [Müslim rivayet etti]

3. Yine Ebû Hüreyre (radıyellahu anh)’den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş vakit namaz ile iki cuma ve iki ramazan, aralarında geçen günahlara keffaret olur.” [Müslim rivayet etti]

4. Huzeyfa (radıyellahu anh) anlatıyor: Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Allah’u Teala, bizden öncekileri Cuma’yı buluma hususunda şaşırttı. Bu nedenle Cumartesi Yahudilerin, Pazar günü de Hıristiyanların oldu. Allah’u Tela bizi yarattı ve bizlere Cuma gününü bulma konusunda hidayet nasib etti. Cuma’yı da Cumartesi de pazarı da ibadet günleri kıldı. Onlar kıyamet gününde bizlere tabidirler. Biz, dünya ehli arasında sonuncuyuz. Fakat kıyamet günün birinciler olacağız. Ve bütün mahlukattan önce hesapları görülüp bitirilecekler olacağız.” [Müslim rivayet etti]

5. Numân bin Beşîr (radıyellahu anh) diyor ki: “Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) iki bayram namazında da (Sebbih isme Rabbike’I-A’Iâ) süresiyle (Hel etâke hadîsü’l-ğâşiye) sûresini okudu. Bayram günü cumaya tesadüf edince de hem bayram, hem de cuma namazında bu iki sûreyi okudu.” [Müslim rivayet etti]

6. “Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür; Âdem o gün yaratılmış, o gün cennete girmiş ve o gün cennetten çıkarılmıştır. Kıyamet de cuma günü kopacaktır.” Her hayvan Cuma günü sabahladığı andan güneş doğuncaya kadar kıyametin azabından kurtulmak için dua eder.

İçinde öyle bir saat var ki bir kul dua eder ve ona tevafuk ederse duası Kabul edilir. Ka’b; bu yılda bir kere mi? dedi. Dedim ki: bilakis her Cuma da! Bunun üzerine Ka’b Tevratta okuyup, evet Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) doğru söylemiştir.

Ebu Hureyre (radıyellahu anh) dedi ki: Daha sonra Abdullah bin Selam ile karşılaştım. Ka’b ile benim aramda geçen konuşmadan bahsettim. Abdullah bin Selam; hangi saatin olduğunu ben bilirim.

Ben; o zaman bana onu haber verir misin? Bunun üzerine Abdullah bin Selam şöyle dedi: Cuma’nın son saatidir. Bununla ilgili Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmaktadır: “Bir kimse o saatte Allah’a dua eder ve o saat denk gelirse Allah dilediğini verir.”

Daha sonra Abdullah bin Selam şöyle dedi: Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem); “Kim bir mecliste Cuma namazı vakti gelinceye kadar beklerse sanki namaz kılmış gibi sevap kazanır,” demiyor mu? Dedi ki: Evet, dedim. İşte bu! dedi”.[Ebu Davud rivayet etti]

7. Sizin en faziletli gününüz Cuma günüdür. Bu günde bana çokça salat ve selam getirin. Zira salatınız bana arz edilir.

Dediler ki: Ey Allah’ın Resülu sen toprak olduğun halde salatlarımız nasıl olur da sana arz edilir? Dedi ki: “İmtihan edildim demektedirler.” Sonra buyurdu ki: “Allah, peygamberlerin cesetlerini toprağa haram kıldı.” [Ebu Davud rivayet etti]

Cuma namazının sıhhatinin şartları

1. Vakit: Diğer farz namazlar gibi vakti girmeden ve vakti geçtikten sonra kılmak sahih değildir. Vakti de öğle vaktidir.

2. Cemaatin hazır olması: tek kişiyle Cuma namazı sahih değildir. En az üç kişiyle kılınır.

3. İkamet etmek: evler inşa edilmiş ve yaz kış orada her zaman ikamet etmiş olmalıdır. Ne yaz ne de kış göç etmediği yerleşim yeridir. Fakat çadırlarda ve göçebe olanlar kendilerine vacip olmamakla birlikte sahih olarak kabul edilir.

4. İki hutbenin takdim edilmesi: nitekim Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) her zaman yaptığı durumdur.

Göçebe halkı
Cuma namazının vakti
Cemaatte namaz kılmak

Cuma namazınıı kılınış şekli

Cuma namazı iki rekat olup kıraati aşikardır. Sünnet olan; birinci rekatta Fatiha’dan sonra Cuma süresini ve ikinci rekatta Fatiha’dan sonra Munafıkun süresini okumaktır. Veya birincisinde A’la süresi ikincisinde ise; Ğaşiye süresini okumaktır. [Müslim rivayet etti]

İki hutbe

İki hutbenin hükmü

İki hutbe de vaciptir. Cumanın sahih olmasının şartlarındandır. Cemaatin ekserisi arapçayı anlıyorlarsa ve manasını biliyorlarsa Arapça diliyle okur. Ayrıca amaç; Arapça dilini öğretmek ve Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem sünnetine muhalif olmamak içindir. Şayet cemaatin çoğu arapçayı bilmiyorlarsa kendi dilleriyle vermelerinde bir sakınca yoktur. Hutbede asıl amaç öğretmek ve yönlendirmektir, vermek değildir. Ancak ayetleri imkan olursa Arapça metnini sonra mealini okumaktır.

Hutbenin Tamamlayanları

Cuma hutbesinin rüknü bulunmamaktadır. Bilakis insanlar tarafından hutbe, bu isimle bilinir. Hutbenin kemalinden dolayı hatip aşağıdakileri yapmaktadır. Şöyle ki:

1. Allah’ı hamd etmek.

2. Şehadetlerin ikisini getirmek.

3. Resülullah’a salat ve selam getirmek.

4. Allah’tan sakınmayı tavsiyede bulunmak.

5. Kur’andan bir kısım okumak.

6. Devamlılık.

İki hutbenin müstehapları

1. Minber üzerinde okumak.

2. Hatip minbere çıktıktan sonra cemaate selam vermek.

3. İki hutbe arasında fasıla yaparak hafif oturmak.

4. Kısa okumak

5. İki hutbede dua etmek.

Cuma namazında yasak olan şeyler

1. İmam hutbe verirken konuşmanın haram olduğu; nitekim Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına “sus” dersen lağvde (faydasız bir iş) bulunmuş olursun.” [Buhari rivayet etti]

2. İnsanların omuzlarına basıp ön saflara geçmek mekruhtur, ancak imam hariç. Veya boş olan bir yerde kılmak için ön saflara girmesinde bir sakınca yoktur.

Cuma’yı idrak etmek

Müslümana düşen görev Cuma namazı için erken gelmesidir. Eğer geç kalır ve imama ikinci rekatın rukuunda idrak ederse Cuma namazı olarak tamamlar.

Eğer ikinci rekatta rukua yetişmezse öğle namazı olarak tamamlar. Aynı şekilde uykuya kalan veya bu gibi nedenlerden dolayı cumaya gidemeyen kimse öğle namazını kılar. yani dört rekat olarak kılar.

Cuma gününde müstehap olan şeyler

1. Cuma gününde Kehf süresini okumak. Nitekim Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kim cuma günü Kehf sûresini okursa, onun için ayağını bastığı yerden göğe kadar bir nûr fışkırır.” [Hakim rivayet etti]

2. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ‘e çokça salat ve selam getirmek.

İbn Mesud rivayetinde, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurur: “Cuma günde bana çokça salavat getirin. Zira sizin salavatınız bana arzolunur. ” [Hakim rivayet etti]

3. Yıkanmak ve koku sürmek: Nitekim Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kim Cuma günü yıkanır ve temizlenilecek kadar temizlenirse ve koku sürerse ve evin kokusundan sürerse ve daha sonra evinden çıkar ve iki kişi arasını bozmaz ve daha sonra farz olan namazını kılar ve daha sonra hatip konuştuğu zaman susarsa cumadan cumaya olan tüm günahları bağışlanır.” [Buhari rivayet etti]

Cuma ile alakalı meseleler

1. Minberin üç merdivenden olması sünnettir. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in minberine benzetmek olmalıdır.

Üç merdivenli minber

2. Cuma süresini Cuma günü cemaate karşı ezan okununcaya kadar okumak sünetten değildir. Veya hopörlüden zikir yapmak, ilahi okumak ta aynıdır. İmam minberde oturduğunda bir ezan okumak meşrudur.

Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem), Ebu Bekir ve Ömer (radıyellahu anh) dönemlerinde olduğu gibi. Çünkü vaktin zamanı bellidir. Nitekim Osman (radıyellahu anh) döneminde ezan Medine’nin çarşısında okunurdu. Böylece bu meşruluk sünnet oldu.

3. Namaz kılacak kimse camiye girer ve imamın hutbe okuduğunu bulursa hafif iki rekat namaz kılsın ve sonra otursun.

Bu konuda Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmaktadır: “Biriniz cuma günü imam hutbe okurken gelirse iki rekat namaz kılsın ama bunları kısa tutsun.” [İbn Huzeyma rivayet etti]

4. Hatip dua ederken işaret parmağını kaldırarak dua eder. Ancak istiska duasında ve yağmurun bolluğundan dolayı yapılan dua da eller kaldırılır.

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in hutbede dua yaparken bu şekilde (işaret parmağıyla işaret ederek) gördüm.” [Ahmed rivayet etti]

Parmağıyla işaret etmektedir.

5. Ezandan önce mutlak tatavvu’ yapmak, nitekim Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem): “Kim Cuma günü yıkanır ve temizlenilecek kadar temizlenirse ve yağ sürerse ve evin kokusundan sürerse ve daha sonra evinden çıkar ve iki kişi arasını bozmaz ve daha sonra farz olan namazını kılar ve daha sonra hatip konuştuğu zaman susarsa cumadan cumaya olan tüm günahları bağışlanır.” [Darimi rivayet etti]

6. Cuma farzından sonra iki rekat sünnet kılmaktır. İbn Ömer rivayet ettiğine göre dedi ki: “Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) Cuma farzından sonra evinde iki rekat namaz kılardı.” [Cemaat rivayet etti] Veya dört rekat namaz kılardı.

Zira şöyle buyurur: “Cuma namazından sonra namaz kılmak isteyen dört rekat kılsın.” [Müslim rivayet etti] En faziletlisi evinde kılmasıdır.

7. Eğer Cuma namazı ile bayram namazı bir arada olursa ihtiyaten Cuma ve bayram namazlarını kılmak olmalıdır. Şayet bayram namazını kılarsa muhakkak öğle namazını kılmalıdır.

Büyük şehirlerden uzak yerlerde oturanlar bayram namazı için şehre gelir ve daha sonra yerleşim yerlerine dönerlerse, Cuma namazı için şehre tekrar gelmelerine gerek yoktur.

İyas bin Ebi Remlete Şami naklederek dedi ki: “Muvaiye’nin Zeyd bin Erkam’a şöyle sorduğuna şahit oldum. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile birlikte hiç iki bayrama şahit oldun mu? Evet, dedi. Günün ilk saatlerinde bayram namazını kıldırdı. Daha sonra cuma namazı için ruhsat verdi. Ve şöyle buyurdu: Kim cem’ yapmak isterse yapsın.” [Ahmed rivayet etti]

02-014.jpg


Tags: