Cenazelerin İslam beldeleri dışında techizi ve defni

Cenazelerin İslam beldeleri dışında techizi ve defni. (9024) no'lu fetva: Soru: Hayatlarını, maişet işlerini ve ölümlerini, sahih İslam yolu üzere korumak ve kolaylaştırmak için, kafir ülkelerde müslümanların karşılaştığı problemler ve zorlukları biliyorsunuz. Amerika Birleşik Devletlerinde müslümanların karşılaştığı işlerden (Bölümün numarası 8; Page No. 353)  birisi, İslam'ın istediği ve emrettiği şekilde ölülerin techizi ve defnedilmesidir. Bu ülke vatandaşlarından bazı müslüman kardeşlerimiz, İslami usüllere göre yıkanmaları ve defnedilmeleri için, müslüman ölüleri ile ilgili işlemlerini kolaylaştırmak maksadıyla hükumet yetkilileri nezdinde girişimlerde bulunmayı düşündüler. Bunun sağlanması için, bu taleplerin, İslam dininin gerektirdiği işlerden olduğuna dair resmi makam sahiplerine ısbat etmeleri için, güvenilir bir kaynaktan bir belge ve fetva gerekiyor. Çünkü Amerika anayasasında dini yaşama ve din özgürlüğü vardır. Bundan dolayı, bu yöndeki talep, faydalı ve verimli olabilir. Bunun için, defin ve techiz anında müslümanın hakkı konusunda gerekli ve zorunlu olan şeyi yazmanızı ve ayrıca bu yönde müstehap olan şeyi yazmanızı sizden rica ediyoruz. Bunun güvenilir olması için, bütün bunları İngilizceye çevirmeniz, mühürlemeniz ve tasdik etmeniz mümkünse, bu çok daha güzel olacaktır.


: Müslümanın ölümü kesinleşince, yanındakilere onun gözünün kapatılması, çenesinin bağlanması, onun örtülmesi ve techizinde acele edilmesi emredilmiştir. Önce dini gusülle yıkanmak suretiyle başlanır. İki elini yıkar sonra istinca yaptırır sonra namaz abdesti gibi abdest aldırır sonra başını ve yüzünü su ve sidr ile yahut benzeri sabun ile yıkar sonra suyu önce sağ tarafına sonra da sol tarafına döker. Sonra aynı şekilde ikinci ve üçüncü kere yıkar. Eğer temizlenmezse, beş yahut yediye kadar ziyadeleştirir. Sonuncusunu mümkünse kafûrla yapar. Sonra uyluklarına ve secde yerlerine koku sürer. Şayet bütün vücuduna koku sürerse güzel olur. Eğer bir yıkama ile yetinirse bu caizdir. Kadının saçı üç örgü halinde örülür ve arkasına konulur. Sonra erkek, gömlek ve sarık olmaksızın, bir biri içine konularak beyaz üç elbise ile kefenlenir. Gömlek, izar ve lifafe ile yahut sadece lifafe ile kefenlenmesi de caizdir. Kadın ise, göğüs bezi, baş örtüsü, izar ve iki lifafe gibi beş elbise ile kefenlenir. Eğer bir lifafe ile kefenlenirse caizdir. Sonra onun üzerine şeri cenaze namazı kılar ki, tekbir alır ve fatihayı okur sonra tekbir alır ve Peygamber'e (s.a.v.) salat-ü selam getirir sonra tekbir alır ve ölüye dua eder. Me'sur duanın metnini okursa bu güzel olur. Onlardan birisi şu duadır: Allah’ım, ölümüze ve dirimize, burada bulunanımıza ve bulunmayanımıza, küçüğümüze ve büyüğümüze, erke­ğimize ve dişimize mağfiret buyur. Allah’ım, bizden dirilttiğini İslam üzere dirilt ve bizden öldürdüğün kimseyi de İman üzere öldür. Allah'ım, onun sevabından bizi mahrum etme ve ondan sonra da bizi fitneye düşürme. Allah'ım sen ona mağfiret buyur, ona merhametini ihsan et, ona afiyet ver, onu affet, Ona ikram ve ihsanlarda bulun, gireceği yeri genişlet, su, kar ve dolu ile onu yıka. Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi, sen de onu günah ve hatalardan arındır. Ona kendi evinden daha hayırlı bir yurt ve ailesinden daha hayırlı bir aile ver, onu cennete koy, onu kabrin fitnesinden ve cehennem azabından koru. Sonra dördüncü kere tekbir getirir ve sağına bir kere selam verir. Onun kandillerle takip edilmesi ve dualar ve tehlillerle seslerin yükseltilmesi caiz değildir. Mümkünse bir lahde konur, yoksa yarık şeklinde kazılır. Kabrinin üzeri düzeltildikten sonra orada bulunanların, başucunda durup ona istiğfar ve dua (Bölümün numarası 8; Page No. 355)  etmeleri müstehaptır. Eğer örfen uzamayacaksa, techiz ihtiyacı yahut akrabalarının yahut komşularının gelmelerini bekleme süresi hariç, geciktirilmesi caiz değildir. Zira Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Cenazeyi defnetmekte acele ediniz. Hadisi oku. Taziye merasimleri diye isimlendirilen matem meclisleri ve benzeri şeyler düzenlemek caiz değildir. Eğer yaşadığı şehirde ise, cenaze namazına katılamayan kimseler, iki aya kadar onun kabri üzerine namaz kılabilirler. Peygamber (s.a.v.) Ümmü Sa'd'ın kabri üzerine namaz kıldı ve defninin üzerinden bir ay geçmişti. Müslümanın, hristiyanların ve diğer yahudiler, komünistler ve puta tapanlar gibi kafirlerin kabirlerine defnedilmesi caiz değildir. Başarı Allahtandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: