Beyti haccedip de beni ziyaret etmeyen, vefatımdan sonra beni ziyaret eden ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Medine'de beni ziyaret eden kimse, hadi

(705) no'lu fetva: Soru: Aşağıdaki hadisin sıhhatini belirtmenizi rica edeceğim.Birinci: Kim beytüllahı hacceder de beni ziyaret etmezse, bana eziyet etmiş olur. İkinci: Kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatımda ziyaret etmiş gibi olur. Üçüncü: Kim, sevabını umarak beni Medine'de ziyaret ederse, kıyamet günü onun için şefaatçi olurum ve şahid olurum. Çünkü bunlar bazı kitaplarda nakledilmiş olup sorun meydana gelmesine sebep olmuştur. Neticede iki görüş halinde ihtilafa müncer olmuştur. Bunlardan birisi bu hadisleri teyid ediyor, diğeri ise teyid etmiyor.


Cevap: Birinci hadise gelince: Onu İbni Adiy ve Darekutni Abdullah b. Ömer yoluyla Resulullah'tan (s.a.v.) şu lafızla rivayet etmişlerdir: Kim hacceder de beni ziyaret etmezse, bana eziyet etmiş olur. Bu zayıf bir hadistir. Bilakis mevzu olduğu da söylenmiştir. Yani yalan manasındadır. Bu da senedinin Muhammed b. Numan b. Şebel el-Bahili, babasından şeklindeki senedi sebebiyledir. Her ikisi de zayıftır. Darekutni der ki: (Bölümün numarası 4; Page No. 455) Hadisteki ta'n sebebi İbni Nu'mân'dır, Nu'mân değildir. Bu hadisi Bezzar da rivayet etmiştir, isnadında İbrahim el-Gıfâri bulunmaktadır ki o zayıf birisidir. Bunu Beyhakî de Ömer'den rivayet etmiş ve şöyle demiştir: İsnadı meçhuldür.İkinci hadise gelince; bunu Darakutnı âli Hatıp'tan, o da Hâtıp'tan ve o da Resulullah'tan (s.a.v.) bu lafızla rivayet etmiştir. Bunun da isnadında meçhul bir ravi vardır. Bunu Ebu Ya'la Müsned'inde, İbn Adiy Kamil'inde rivayet etmiştir. Bunun isnadında da Hafs b. Ebi Davud bulunmaktadır ki, bu kişi hadisi zayıf olan birisidir.Üçüncü hadise gelecek olursak; bunu İbn-ü Ebi'd-Dünya Enes b. Malik tarikiyle Resulullah'tan (s.a.v.) bu lafızla rivayet etmiştir. İsnadında ise Süleyman b. Zeyd el-Ka'bi bulunmaktadır ki, bu da hadisi zayıf bir kimsedir. Ayrıca Ebu Davud et-Tayalisi de Ömer tarikinden rivayet etmiştir ki, isnadında meçhul ravi bulunmaktadır. (Bölümün numarası 4; Page No. 456) Genel olarak ibret, öğüt ve ölülere dua etmek için kabir ziyaretlerine teşvik açısından sahih rivayetler gelmiştir. Resulullah'ın (s.a.v.) kabrini ziyarete özel olarak gelen hadislerin tamamı zayıftır. Bilakis mevzu olduğu da söylenmiştir. Dolayısıyla ibret almak, öğüt almak, ölülere dua etmek üzere kabirleri veya Resulullah'ı (s.a.v.) meşru bir şekilde ziyaret etmek, ona salat-ü selam getirmek ve iki arkadaşından razı olduğunu ortaya koymak isteyen kimse - Şedd-i rihal yapmaksızın veya bunun için yolculuğa çıkmaksızın - meşru bir ziyeret yapmış olup bu ziyareti sebebiyle de mükafatlandırılması umulur. Onun için şedd-i rihal yapan veya yolculuğa hazırlanan kimsenin ziyareti bid'at içeren bir ziyaret olup bu konuda herhangi bir sahih nass bulunmamaktadır. Bu ümmetin selefinden de böyle bir şey bilinmemektedir. Bilakis bunu yasaklayan nasslar varid olmuştur. Aşağıdaki hadis buna örnektir: Sadece üç mescidi ziyâret amacıyla yola çıkılabilir.Onlar da,. Mescid-i Harâm, Mescid-i Aksâ ve benim mescidimdir. Bunu Buhari ve Müslim rivayet etmiştir. Başarı Allah'tandır. Peygamberimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: