Aynı camide başka bir cemaat oluşturmak

(Bölümün numarası 7; Page No. 311)  Aynı camide başka bir cemaat oluşturmak. (2583) no'lu fetvanın ikinci sorusu: Soru 2: Camide cemaate yetişemeyen kimseler, insanları namazı kılmış olarak bulduklarında, camide başka bir cemaat oluşturup namaz kılabilirler mi, yoksa kılamazlar mı? Burada: Buna kim tasaddukta bulunur? hadisi ile, İbn Mesud (r.a.) veya diğerlerinin şu sözü arasında bir çelişki var mıdır?. "Biz cemaati kaçırdığımız zaman tek tek namaz kılardık."


Cevap 2: Bir kimse camiye gelir ve imamla birlikte cemaati namazı kılmış olarak bulursa, cemaati kaçıranlarla birlikte cemaatle namazı kılsın, yahut namazı kılanlardan bazıları namaz kılarken onunla birlikte namaz kılsın. Zira Ahmed Müsnedinde ve Ebu Davud Sünen'inde, Ebu Said el-Hudri'den (r.a.) rivayet ettiklerine göre, Resûlüllah (s.a.v.) tek başına namaz kılan bir adamı göstermiş ve şöyle buyurmuştur: Buna tasadduk edip, onunla namaz kılacak bir kimse yok mu? Hemen bir adam kalktı ve onunla namaz kıldı. Hadisi Tirmizi Ebu Said'den (r.a.) rivayet etmiş ve şöyle demiştir: Bir adam geldi, Peygamber (s.a.v.) namazı kılmıştı. Şöyle buyurdu: Hanginiz buna tasaddukta bulunacak? Bir adam kalktı ve onunla beraber namaz kıldı. Tirmizi: "Hasen bir hadistir" demiştir. Hadisi Hakim rivayet etmiş ve sahih kabul etmiştir. Zehebi de buna muvafakat etmiştir. İbn Hazm, onu "Muhalla"da zikretmiş ve sahihliğine işaret etmiştir.Ebu İsa et-Tirmizi şöyle demiştir: (Bölümün numarası 7; Page No. 312) Bu, sahabe ve tabiinden bir çoklarının görüşüdür. Dediler ki: Cemaatle namaz kılınan bir camide, bir topluluğun cemaatle namaz kılmasında bir mahzur yoktur. Ahmed ve İshak da aynı görüştedirler. Diğerleri şöyle dediler: Tek tek namaz kılarlar. Süfyan, İbn Mubarek, Malik ve Şafii de aynı görüştedirler. Namazı tek tek kılmayı tercih ederler .Onlar ve bu konuda onlara muvafakat edenler, ayrılık, çekememezlik çıkması, ve kendi bid'atlarına muvafakat edecek bir imamın arkasında bir başka cemaatle namaz kılmak üzere, heva ve heves ehlinin bunu cemaatten geri kalmaya vesile ittihaz etmeleri korkusundan, bunu hoş karşılamamışlardır. Bu da, ayrılık kapısını kapatmak ve heva ehlinin kötü emellerini boşa çıkarmak için, bir imamla birlikte namaz kılındıktan sonra, bir camide cemaatle namaz kılınmamasıdır.Birinci görüş, sahih olan görüştür. Zira yukarıda geçen hadis ve Allah Te'âlâ'nın şu ayeti umum ifade etmektedir: O halde gücünüz yettiğince Allah'a isyandan kaçının. Yine Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Size bir şey emrettiğim zaman, gücünüz yettiği kadarıyla bunu yerine getirmeye çalışın. (Bölümün numarası 7; Page No. 313) Cemaate katılmanın, Allah'tan korkma ve şeriatın emrettiği şeylerden olduğunda şüphe yoktur. Mümkün olduğu kadar bunda titizlik göstermek gerekir. Bazı ilim ehlinin gördüğü illetlerle ve ondan dolayı camide cemaatın tekrarını hoş görmemeleriyle, sahih naklin çelişmesi sahih değildir. Bilakis sahih naklin delalet ettiği şeyle amel etmek gerekir. Bir kimseden yahut bir topluluktan, bir ihmalden dolayı bir gecikme bilinirse ve bu tekrar ederse, yahut benzerleriyle beraber namaz kılmak için onların geciktikleri, onların tabiatından ve davranışlarından biliniyorsa, onları ve heva ehlinden onların benzerlerini men etmek için, ta'zir olunurlar ve idarecinin takdirine göre men edilirler. Böylece birinci cemaati kaçıran kimseler için cemaatle namaz kılmaya delalet eden delillerle amel etmeyi terk etmeksizin, ayrılık kapısı kapatılmış ve heva ehlinin emelleri önlenmiş olur.Başarı Allahtandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: