Allah'tan korkmak, dinin en üstün ve yüce makamlarındandır

( 6303 ) numaralı fetva: (Bölümün numarası 1; Page No. 362) Soru: Ben öğretmenlik makamını veya görevini işgal ediyorum, veya -nasıl denir- ilkokul öğretmeniyim. Allah'a, bana bağışladıklarından dolayı şükrediyorum ve bu şerefli görevi yaptığım için çok rahatım gerçekten.. Fakat kafamı karıştıran husus şu; ben Allah'ı birlemek ve sadece ondan -ikinci bir varlık olmaksızın- korkmak için çabalıyorum. Allah'tan bunu- onu birleyip, sadece ondan korkmamı- riya kılmamasını umuyor, onu razı edecek şeyleri araştırıyorum ki, yapayım. Ve Allah'ı kızdıracak işleri de araştırıyorum ki, uzaklaşayım. Şu an tek gayem, Allah'a şirk sayılan şeyleri incelemek, ta ki onlardan uzaklaşayım.Dediğim gibi, ben görevini samimi olarak -Allah en doğrusunu bilir- yapan bir öğretmenim. Fakat bir yetkilinin, mesela programların tatbiki, çocukların eğitim düzeyi ve bölümle alakalı tüm hususlardan sorumlu bir müfettişin geldiğini duyunca, Rabbinin karşısında duran bir müminin duyduğu korkuya benzer bir korku beni kaplıyor. Yani, yüzümü kaplayan bir sararma hissediyorum. Kardeşlerim, hiç bir gücü ve kudreti olmayan bu insanoğlundan bu derece korkmakla şirke düşmüş olmuyor muyum. Hele de bunun Allah'tan korkmayan bir insan olduğu düşünülürse.. Din kardeşlerim, bana doğru yolu gösterin, eğer bu durum beni Allah'a şirk koşmuş kılıyorsa.. üzüntü yüreğimi parçalayacak nerdeyse.. Şunu da ekleyeyim, bu müfettişlerin geleceğini duyunca normal çalışmamın kat kat fazlası gayret gösteriyorum. Bana nasihat edin ve doğru yolu gösterin. Allah sizi hayırla mükafatlandırsın.


Cevap Allah'tan korkmak, dinin en üstün ve yüce makamlarından, Allah'ın ihlasla yapılmasını emrettiği ibadetlerin en cami (toplayıcı) olanlarındandır. Allah teala buyurdu: Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun. Kendisinden korkma makamına erişene iki cennet vadetti. Allah teala buyurdu: Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimselere iki cennet vardır. "Üstlerindeki Rablerinden korkan" melekleri övdü. Allah teala buyurdu: Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar Buna benzer pek çok ayet Kuranda bulunmaktadır. Şeyh Abdurrahman b. Hasan, Fethü'l-Mecid isimli eserinde, korkunun 3 çeşit olduğunu zikreder: Birincisi: Gizliden korkma: Put, tağut ve benzeri Allah'tan başka mabutların kendisine bir zarar vermelerinden korkma. Hud (aleyhis-selam)'ın kavminin kendisine söylediği gibi: Biz "Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış!" demekten başka bir söz söylemeyiz! (Hûd) dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım."(54)"O'ndan başka (taptıklarınızın hepsinden uzağım). Haydi hepiniz bana tuzak kurun; sonra da bana mühlet vermeyin!" Allah teala buyurdu: Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. (Bölümün numarası 1; Page No. 364) Kabir ve benzeri putlara tapanların yaptığı da budur. Onlardan korkar ve tevhit ehlini - onlara ibadet etmeyi yadırgayıp Allah'a halisen ibadet etmelerini emrettiklerinde- onlarla korkuturlar. Bu tevhide aykırıdır. İkincisi: Kişinin, bazı insanlardan korkması sebebiyle, yapması gereken şeyleri terketmesidir ki bu haramdır. Bu da tevhidin kemaline aykırı olan bir nevi şirktir. Şu ayetin inme sebebi de budur: Bir kısım insanlar, müminlere: "Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!" dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve "Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!" dediler.(173)Bunun üzerine, kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan, Allah'ın nimet ve keremiyle geri geldiler. Böylece Allah'ın rızasına uymuş oldular. Allah büyük kerem sahibidir.(174)İşte o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun. Üçüncüsü: Doğal korku: Düşmandan, yırtıcı hayvan vb. şeylerden korkmaktır ki bu yerilmez. Musa (a.s.) kıssasında olduğu gibi: Musa korka korka, (etrafı) gözetleyerek oradan çıktı. . (Bölümün numarası 1; Page No. 365) Anlaşılan o ki, senin müfettişten korkman üçüncü gruba (doğal korku) giriyor. İster müfettiş gelsin ister gelmesin, işini her zaman samimiyetle yapman, öğrencilerin eğitimi hususunda çabalarını artırman, Kuran-ı kerimi bolca okuyup, düşünmek ve amel etmek, namazı vaktinde kılmak ve benzeri İslamın şiarlarını yerine getirmek suretiyle imanını kuvvetlendirmen gerekiyor. Allah tealadan hem senin için hem bizim için sebat ve salih amellere muvaffakiyet diliyoruz. Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: