Allah resulü'nün (s.a.v.) gaybı bilmesi

(Bölümün numarası 2; Page No. 167)  Gaybı Allah'tan başkası bilmez (Bölümün numarası 2; Page No. 168)  Hz. Muhammed (s.a.v.) gaybı bilirmi? Birinci ve altıncı soru (189) no'lu fetvadan: Soru 1: Allah resulü (s.a.v.) her daim hazır ve nazır mıdır? (Yani gaybı bilir, hazır bulunan ve hazır bulunmayan onun katında eşit midir?)


Cevap 1: Gerçek şu ki, gaybı meselelerle ilgili konuların bilgisinin Allah'a mahsus olmasıdır. Allah teala şöyle buyurmuştur: Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır. Ayet De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Fakat Allah (c.c.) dilediği elçilerine gaybi bir takım bilgileri verebilir. Allah teala şöyle buyurmuştur: O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz;(26)Ancak, (bildirmeyi) dilediği peygamber bunun dışındadır. Çünkü O, bunun önünden ve ardından gözcüler salar, Ayet (Bölümün numarası 2; Page No. 169)  De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. Uzun bir hadiste Ümmü'l-Alâ'dan nakledildiğine göre o şöyle demiştir: Osman b. Maz'un vefat edince onu elbiseleriyle kefenledik, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yanımıza girdi, ben dedim ki: Ey Ebu Sâib! Allah seni rahmetine kavuşturdu! Allah´ın sana ikramda bulunduğuna ben şehadet ederim!" Peygamberimiz aleyhisselam: "Allah´ın ona ikramda bulunduğunu sen nereden biliyorsun?" diye sordu. Ben "Bilmiyorum! Babam anam sana feda olsun yâ Rasûlallah!" dedim. Peygamberimiz Aleyhisselam:"Ona Rabbinden ölüm gelmiş, şimdi o ölmüş bulunuyor.Vallahi, ben onun hakkında ancak hayır dilerim. Ben, Allah´ın Resûlü olduğum halde, bana ne yapılacağını ben bilmem!" buyurdu.Dedim ki: Vallahi bundan sonra hiç kimseyi tezkiye etmeyeceğim." Bu hadisi Ahmed ve Buhari'de Sahih adlı kitabının cenaze bölümünde rivayet etmiştir. Buhari'nin diğer bir rivayetinde de: Ben bir peygamber olmama rağmen ona ne yapılacağını bilemiyorum Allah'ın, (c.c.) sahabeden bazı kimselerin akibetini resulü'ne haber verdiği ve Peygamberinde onları cennetle müjdelediği bir çok hadiste nakledilmiştir. Buhari ve Müslim'in Ömer b. el-Hattab'tan (r.a.) aktardıkları hadise göre: Cebrail (a.s.), Allah resulü'ne kıyametin ne zaman kopacağını sordu ve Hz. Peygamber: Kendisine sorulan kişi, soran kişiden daha bilgili değildir. dedi ve daha sonra Cebrail, kıyametin alametlerinden başka fazla bir şey anlatmadı. Bu olay, Hz. Peygamberin, Allah'ın gayb ilmiyle alakalı kendisine bildirdiği şeyler haricinde bir bilgiye sahip olmadığını ve bu bilgileri ihtiyaç durumunda aktardığını göstermektedir.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: