Allah'a tevekkülün hakikati

(Bölümün numarası 1; Page No. 376) (2798) numaralı fetva: Soru: Tevekkül, yüzme bilmeden kendini yüzme havuzuna atman veya alıştırma yapmadığın sportif bir hareketle kendini riske atman, sivrisineklere karşı cibinliği bırakıp açıkta uyuman, haşereleri kıran ilaçları kullanmayı terkedip odanın içinde kendini sıtmaya maruz bırakman, veya kasanı açık bırakıp içindekileri kaybetmen değildir. Allah'a tevekkülün hakikati nedir? Teşekkürlerimizle beraber, bu konuda bilgi rica ediyoruz.


Cevap: Allah'a güvenmek, (tevekkül) herşeyi ona havale etmektir ki bu vaciptir, hatta iman esaslarındandır. Allah teala buyurur ki: Eğer müminler iseniz ancak Allah'a güvenin. (Bölümün numarası 1; Page No. 377) Bu istekleri gerçekleştirmek ve maslahatları yerine getirmek için, güçlü manevi sebeplerdendir. Ancak müminin buna diğer sebepleri de eklemesi gerekir. Bunlar ibadetler olabilir; dua, namaz, sadaka, sıla-i rahim gibi.. Maddi şeyler olabilir; fetva soranın saydığı misallerdeki gibi Allah'ın sünnetinin, o şeylerin gerçekleşmesini bir takım sebeplere bağladığı durumlar ve benzerleri.. Bu konuda Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'e uymak gerekir ki tevekkül edenlerin en hayırlısıdır o, bunula beraber - Allah'a tam bir tevekkülün yanısıra- uygun sebeplere de sarılırdı. Gücü ve imkanı olduğu halde sebeplere sarılmayı terkedip Allah'a tevekkülle yetinen, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in yoluna aykırı gitmiştir. Onun bu tevekkülüne acziyet denir, şer'i tevekkül değil.Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: