Allah'ın ismini yüceltmenin gerekliliği

(8) Âyetlerin, onun değerini düşürecek gazeteler, sağlık reçeteleri vb. yerlerde yazılması (2779) no'lu fetva: Bilimsel Araştırma ve Fetva Daimi Komisyonu, Sağlık bakanı Hüseyin el-Cezairî tarafından sayın Genel Başkan'a yöneltilen ve 1455/2 sayı ve 15.07.99 h. tarihli yazıyla Yüksek Alimler Birliği Sekreterliğinden fetva komisyonuna havale edilen soruyu incelemiştir. (Bölümün numarası 4; Page No. 66) Soru şöyledir: Bakanlığımız, Hac ve Vakıflar Bakanlığı İslami İrşat Dairesi Müdüründen 346 sayı ve 16.06.1399 tarihli bir yazı almıştır. Yazının içeriği şöyledir: Bütün sağlık reçeteleri üzerinde "Bismillahirrahmanirrahim" yazılmaktadır. Reçeteler genelde çöpe atıldığından ve diğer yandan Allah'ın adının korunup muhafaza edilmesi gerektiğinden İslam İrşat Dairesi Müdürü, Sağlık Bakanlığından reçetelerin üzerine besmelenin yazılmamasını talep etmiştir. Bizce bu husus, sadece Sağlık Bakanlığının reçeteleriyle de sınırlı değildir. Bilakis Allah'ın isimlerinin yanısıra âyetler ve hadisler yazılan ve sonunda çöpe atılan bütün dergi ve gazeteleri, aynı şekilde ülkede basılan ve her sayfasının başında besmelenin yer aladığı bütün resmî matbuatı da kapsar. Malumdur ki bu evraklar çocukların eline geçmekte ve çocukların eğlencesi olmaktadır. Sonra necasetli yerlere ulaşması endişesi bir yana, temiz olduğu kuşkulu yerlere atılmaktadır. Sağlık reçetelerinin çöplere atılması, gazete ve dergilerin çöpe atılmasından daha az olabilir. Çünkü, eczane görevlisi ilaç satışından sonra bazen bu reçeteleri muhafaza etmekte ve bazen de korunmasını gerektirecek bir sebep kalmayınca yakılmaktadır. Ancak bizler zatı âlinizden bu hususla ilgili dinin gerçek görüşünü bildirmenizi rica ediyoruz. Bu şekilde Rabbimizin adını, Kur'ân'ı ve Hz. Peygamber'in Sünnet'ini korumuş olacağımıza inanıyoruz. Ayrıca bu fetvanın, herkesin istifade edeceği bir kural haline gelmesini ve eğer zatı âliniz uygun görürseniz, basında yayınlayarak umumun istifadesine sunulmasını diliyoruz.


Cevap: Bütün sağlık reçetelerin ilk yaprağının başına besmele yazılır. Çünkü bunun faziletiyle ilgili deliller nakledilmiştir. Nitekim Allah Resulü de (s.a.v.) gönderdiği mektupların başına besmele yazardı. Şeyh Muhammed b. İbrahim'in (Allah rahmet eylesin) böyle yerlerde besmelenin yazılışının meşruiyetine dair bir fetvası vardır. Fetva şöyledir: İlmi eserler ve mektupların başında besmelenin yazılması meşrudur. Çünkü Allah Resulü (s.a.v.) yazışmalarında böyle yapmıştır. Vefatından sonra halifeleri ve sahabileri de bu uygulamaya devam etmişler ve daha sonra müslümanlar günümüze kadar bu geleneği yaşatmışlardır. Nitekim yüce Allah Kur'ân'da bu hususu teşvik ederek : Onların takvâ sözünü tutmalarını sağladı. buyurmuştur. İmam Zührî takva sözünden maksadın besmele olduğunu, kâfirlerin de besmeleyi kabul ettiklerini söyler. Besmelenin yazılmasını Allah Resulü de (s.a.v.) teşvik etmiştir. Bu hususta Abdülkadir er-Ruhâvî "Kırk Hadis" adlı eserinde Ebu Hureyre'den merfû olarak şu hadisi rivayet eder: Bismillahirrahmenirrahim ile başlanılmayan her önemli iş (in bereketi) eksiktir. Aynı hadisi Hatib de Camî'inde yakın ifadelerle nakletmiştir. İçerisinde besmele ya da âyet ve hadis bulunan şeylere saygı gösterilmelidir. Zira Allah Te'âlâ: Her kim, Allah'ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse, bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. buyurmuştur. Âyetin aslında geçen "Hurumât" kavramından maksat; farz olsun sünnet olsun Allah'ın emir ve yasaklarına riayet etmektir. Allah'ın farz kıldığı şeylerden birisi de, Kur'ân'a ve Peygamber'in Sünnet'ine saygı göstermektir. Besmele, ulemânın icmasıyla Kur'ân'ın Neml Sûresinde yer alan âyetinin bir parçasıdır. (Bölümün numarası 4; Page No. 68) Allah Te'âlâ yine: Her kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır. buyurmuştur. Âyetin aslında geçen "şeâir"den murad, Yüce Allah'ın şiar ve alamet kıldığı her şeydir. Allah'ın Kitabı ve Resûlü'nün Sünnet'i de bu cümledendir. Dolayısıyla Kur'ân'a saygı gösterilmesi gerektiği gibi Hz. Osman'ın (r.a.) yaptığı gibi gerektiğinde yakılması da meşrudur. Hz. Osman (r.a.) bütün insanları tek bir mushaf etrafında birleştirmiş, kalan diğer mushafları da yakmıştı. Sahabe de (Allah kendilerinden razı olsun) onun bu siyasetini onaylamışlardı. Böylece icma hasıl olmuştu. Her kim bir kimsenin Kur'an'a bir tür saygısızlık ettiğine tanık olursa, onu uyarması gerekir. Zira Allah Resûlü (s.a.v.): Sizden biriniz bir kötülük gördüğü zaman, onu eliyle değiştirsin. Gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse, kalbiyle buğz etsin. Bu imanın en zayıf noktasıdır. buyurmuştur. Bu konuda inşallah gerekli tedbirleri alacağız. Üzerinde besmele yazılı bulunan bazı evrakların uygunsuz yerlere atılması meselesine gelince, bunda yazarın bir kabahati yoktur. Bunun vebali asıl onu uygun olmayan yerlere atana ya da ona karşı saygısızlık edenedir. Başarı Allah'tandır! Allah, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e, âilesine ve sahabesine salât ve selam etsin.

Tags: