Üzüntü ve kederi giderebilecek ve musibetleri defedebilecek Allah'tan başka kimse var mıdır?

(7366) no'lu fetva: Soru: Allah'tan başka, üzüntü, keder ve musibetleri giderecek kimse var mıdır?. Bu sorunun altında on soru vardır. Mezheplerin çoğunda şu soruyu görüyoruz: Allah'tan başka, sıkıntıyı giderecek kimse var mıdır, yahut yok mudur?. (Bölümün numarası 1; Page No. 145) Bu soru hakkında var güçleriyle konuşuyorlar. Ancak buna müsbet cevap verecek kimse göremiyoruz. İnsanın zihnine değişik şeyler geliyor, Allah'ın dışında bir kimse sıkıntıları nasıl giderebiliyor?. Bu sorunun muhtelif şekilleri vardır. Âlimlerden cevabı istenmiş ve onlardan ricamız bize doyurucu cevap vermeleridir. Mesela, yanımızda Zeyd var, üzüntü ve kederinin giderilmesini istiyor ve probleminin çözümü için Allah'tan başkasından talep ediyor.1 - Allah'tan başka sıkıntısını giderecek birisi varsa, hayatında ve öldükten sonra kabrinde, onunla isteyen arasındaki, Allah'tan başka kimsenin bilmediği bir mesafeden kim duyacak ve cevap verecek?2 - Farzedelim ki o, bu uzak mesafeden işitiyor, o zaman bir başka soru akla geliyor: O kimse, değişik dillerde ondan istedikleri zaman bütün dünya dillerini anlıyor mu? Mesela: Almanca, İngililzce ve diğer diller.3 - Eğer, bütün dünya dillerini anlıyor diye müsbet cevap verirseniz, o zaman bir başka soru akla gelir: Eğer ihtiyaç sahibi milyonlar, muhtelif dilleriyle aynı anda ihtiyaçlarını ona takdim ederlerse, aynı anda onların dileklerini duyması ve taleplerine cevap vermesi mümkün mü? Yoksa arka arkaya sırayla her birinin problemine belirli vakit ayırmaya ihtiyaç mı duyacak?4 - İhtiyaçlarını istedikleri bu adam, uyuyor mu, yoksa uyku ve uyuklaması yok mu? Eğer uyku ile muttasıf ise, o zaman bizim yanımızda uyku ile uyanıklık arasında istirahat vakitlerini açıklayan bir çizelge olması gerekir. Yahut uyurken bile işitiyor mu? (Bölümün numarası 1; Page No. 146) 5 - Ayrıca konuşamayan ve dille isteğini açıklayamayan ihtiyaç sahibi var, o ihtiyacını kalbiyle istiyor. Bu adam, onun kalbî sorusuna cevap veriyor mu, yoksa vermiyor mu?6 - İnsan beşikten mezara kadar küçük büyük problemlere maruz kalır. Allah, onun bütün problemlerini halletmeyi üzerine almışsa, Allah'tan başkasına sığınmaya ihtiyaç yoktur. Allah'tan başkası bu çok sıkıntıları giderecekse, Allah'a sığınmanın ne faydası vardır?7 - Şayet Allah'tan başkası, bütün problemleri çözmeye kadir değilse, şöyle denir: Bazı konuları âlemlerin Rabbi gideriyor, bazılarını ise Allah'ın dışında olanlar gideriyor. İhtiyaç sahibinin yanında, Allah için olan ve Allah'tan başkası için olanların bir listesi olması gerekiyor. Taki, başkası için olan, Allah'a ve Allah için olan da Allah'tan başkasına arzedilmesin.8 - İnsanlardan zararı kaldıran ve gideren, insanlara zarar da verebilir, yahut sadece zarar vermenin dışında onu kaldırabilir. Sadece zararı ortadan kaldırmayı üzerine almış olursa, onu kim zarara düşürmüş olur.9 Velhasıl, zarar verenin Allah olduğunu ve zararı ortadan kaldıranın da başkası olduğunu farzedersek, Allah bir zarar vermek ister, başkası da onu kaldırmak ister ve her biri isteğinde ısrarcı olursa, kim galip gelir?10 İyi yahut günahkar üzerine namaz kılmak istediği zaman, kimden mağfiret istenecek? (Bölümün numarası 1; Page No. 147)


Cevap: Uyuklama ve uyku tutmayan sadece Allah Te'âlâ'dır. Nerede olurlarsa olsunlar ve hangi dille konuşurlarsa konuşsunlar, dua edenlerin duasını işiten sadece O'dur. Bilakis akıllı olsunlar yahut akıllı olmasınlar hal lisanıyla onların duasına icabet eder. Hakiki manada zarar ve fayda veren sadece O'dur. Allah'ın dışındakilerden hasıl olan şeye gelince, Allah'ın kullarına yapma imkanı verip ve onları güçlü kılıp, Allah Te'âlâ'nın yardımıyla yaptıkları ve onun sebeplerini yarattığı normal işlerdendir. Mesela doktor, hastalıkları teşhis eder ve Allah'ın izniyle ilaç tavsiye eder. Şifa veren sadece Allah'tır. Çiftçiler toprağı sürer ve tohumu eker. Allah'ın hidayeti ve izniyle sulanır. Ekinin ve ağaçların bitirmesiyle ilgili sebeplerin yaratılması ve sonucun gerçekleşmesi, buğdayların ve meyvelerin yaratılması ve benzeri hadiseler, sadece Allah'a mahsustur.1 - Buna binaen, hakiki manada sıkıntıyı gideren Allah'tan başka kimse yoktur. Fakat bazen bunun için bir sebep kıldığı bir kimse olabilir. Yukarıda geçtiği gibi doktor ve çiftçiler gibi. Sıkıntının bertaraf edilmesi, Allah'ın izniyle yaratılmış olan bir varlığı sebep kılmak suretiyle, Allah tarafındandır. Uzak mesafeden, dua edeni işiten ve ona icabet eden Allah'tan başka kimse yoktur. Ölmüş olan kimse, kendisine dua eden ve ona yalvaranın duasını işitemez, onu işitse bile ona cevap veremez. Allah Te'âlâ şöyle buyurmuştur: İşte (bütün bunları yapan) Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'nu bırakıp da kendilerine taptıklarınız ise, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.(13)Eğer onları (putları) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez. (Bölümün numarası 1; Page No. 148) 2 - Allah'tan başka mahlukatın bütün lisanlarını bilen kimse yoktur. Hiç bir mahluk, her isteyeni işitemez ve dediğini anlayamaz ki, isteğine cevap versin.3 - Allah'tan başka bir kimsenin dünya dillerini bildiği farzedilse, -bu müstehildir- ihtiyaçlarının farklı olması ve mekanlarının uzaklığıyla birlikte, aynı anda ondan bir şey istedikleri zaman, onların hepsinin çağırısını duyamaz ve aynı anda onların taleplerini gerçekleştiremez.4 - İnsan ve benzeri varlıklar, aynı anda kendisinden isteyenleri işitemez ve onlara cevap veremez. Çünkü unutmak, gaflet, zafiyet ve uyku onun özelliğidir. İhtiyaçlar, istekler ve dualar ise devamlıdır, bunu gerçekleştirmeye, ancak uyuklama ve uyku tutmayan Hay ve Kayyum (ebedi hayat sahibi ve zatıyla kaim) olan Allah'ın gücü yeter.5 - Allah'tan başka, başkasının kalbinde olan istek ve ihtiyaçları bilen kimse yoktur. Konuşulan lisanla istemedikleri zaman onların ihtiyaçlarını gerçekleştirmek, Allah'tan başkası için nasıl mümkün olur?6, 7, 8, 9, 10 - Yukarıda geçenlerden anlaşılmıştır ki, hakiki manada, zararı ancak Allah giderebilir ve hakiki manada, hayır ve iyiliği ancak O verebilir. (Bölümün numarası 1; Page No. 149)  Allah Te'âlâ'nın buyurduğu gibi: Allah'ı bırakıp da sana fayda veya zarar vermeyecek şeylere tapma. Eğer bunu yaparsan, o takdirde mutlaka sen zalimlerden olursun.(106)Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve O bağışlayandır, esirgeyendir. Başarı Allah'tandır! Allah, peygamberimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam etsin.

Tags: