Ölülerle konuşma

(Bölümün numarası 1; Page No. 646)  (5965) no'lu fetva: Soru: Şeyhu'l-islam İbn Teymiyye'nin bazı kitaplarında ölülerle konuşma konusunu okudum. Şöyle diyor: Kabirden çıkıp gelenle konuşması şeytan kaynaklıdır. Benzer haberler de böyledir. İbn Kayyim'in zikrettiği kıssa acaba bu çeşit bir kıssa mıdır? Ölülerle konuşmanın şeytan işi olup olamadığı noktasında ayırıcı çizgi nedir?


Cevap: Cuma günü veya gecesi, ruhların kabirlere yakınlaşması, ziyarete geleni, oradan geçeni ve kendisine selam vereni tanımaları Cuma günü dışındaki günlerden daha fazladır. Bu günde ölülerin dirilerle görüşmesi bütünüyle Allah'ın bileceği gaybi konulardandır. Allah'tan vahiy gelmedikçe peygamberlerden biri bile bilmez. Bildiğimiz kadarıyla bu konuda Hz. Peygamberden bir hadis yoktur. Doğrusu ve hatası olabilen rüyalarla bu konunun bilinmesi mümkün değildir. Bu konuyu konuşmak temelsiz dayanaksız konuşmaktır. Buna da güvenilmez. İkinci olarak: İbnu'l-Kayyim'in Zadu'l-Ma'âd adlı eserinde geçen konu, Ebu Bekr Abdullah b.Muhammed b. Ubeyd b. Ebi'd-Dünya'nın El-Kubur ( kabirler) adlı kitabında 'ölülerin dirileri ziyaret edince bilmesi' babında rivayet ettiği ve doğruluğu tespit edilememiş hadise haberlere ve rüyaya dayanmaktadır. Aşağıda bu konuyla ilgili cevabımız yer almaktadır. İbn Ebi'd-Dünya rivayetinde şunu nakleder: Muhammed b. Avn rivayet etti, (Bölümün numarası 1; Page No. 647)  Yahya b. Yeman rivayet etti, Abdullah b. Sem'an Zeyd b. Eslem'den, o da Aişe ( r.a.)'dan rivayetle dedi ki: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Bir kimse, kardeşinin kabrini ziyaret edip yanında oturursa, kalkıncaya kadar, o ölü onunla arkadaşlık eder ve ona karşılık verir. Senedinde Yahya b. Yeman vardır, İbn Hacer, et-Takrib adlı eserinde der ki: Yahya b. Yeman el-İcli el-Kufi doğru sözlü ve abiddir. Çok hata yapar. Daha sonra değişti. Hadisin senedinde aynı şekilde Abdullah b. Ziyad b. Süleyman b. Sem'an el-Mahzumi el-Medeni vardır. İbn Hacer et-Takrib adlı eserinde der ki: O terk edilmiştir. Ebu Davud ve başkası onu yalanla itham etmiştir. İbn Ebi'd-Dünya bize rivayet etti, Muhammed b. Kudame el-Cevheri rivayet etti, Ma'n b. İsa el- Kazzaz bize haber verdi, Hişam b. Sa'd rivayet etti, Zeyd b. Eslem o, Ebi Hureyre'den (r.a.) rivayetle dedi ki: Bir kimse tanıdığı bir adamın kabrinin yanından geçerken ona selâm verse, kabir sahibi selâmını alıp onu tanır ve selâmına mukabelede bulunur. Tanımadığı bir kimsenin kabrinin yanından geçerken selâm verdiğinde ise kabir sahibi selâmına mukabelede bulunur. Senedinde Muhammed b. Kudame el-Cevheri el-Ensari Ebu Cafer el-Bağdadi vardır. İbn Hacer et-Takrib adlı eserinde der ki: Hadiste gevşeklik vardır. Senedinde de Hişam b. Sa'd el-Medeni Ebu Abbad veya Ebu Sa'd el-Kuraşi vardır. Yahya b. Main ve Nesai hadisi zayıf görmüşlerdir. Harp, Ahmed'in razı olmadığını zikretti. İbn Abdi'l-Ber, hadisi yazılan ve zayıf denilenlerin babı, bölümünde zikretmiştir. İbn Sa'd der ki: Çok hadis rivayet edip zayıf görülenlerdendir ve şiidir. İbn Hacer (Bölümün numarası 1; Page No. 648)  et-Takrib adlı eserinde der ki: Saduktur. Evhamlı halleri de vardır. Şiilikle şuçlanmıştır. İbn Ebi'd-Dünya dedi ki, Muhammed b. el-Hüseyin bize rivayet etti, ona Yahya b. Bistam el-Asgar söyledi, ona Mesma', ona Âl Asım el- Cahderi ehlinden bir adam söyledi, dedi ki: Asım el-Cahdari'yi ölümünden iki yıl sonra rüyamda gördüm. Ona, ölmemiş miydin? dedim. Evet dedi. Nerdesin dedim. Şöyle dedi: Ben, vallahi, Cennet bahçelerinden bir bahçedeyim. Ben ve arkadaşlarımdan bir grup, her Cuma gecesi ve sabahında, Bekr b. Abdillah el-Müzeni'nin yanında toplanırız. Sizin haberlerinizi alırız. Bedenleriniz mi, yoksa ruhlarınız mı, diye sordum. Şöyle dedi: Heyhat bedenler çürüdü, aslında biraraya gelen ruhlardır. Şöyle dedim: Size yaptığımız ziyaretleri biliyor musunuz? Evet, dedi. Ziyaretinizi Cuma akşamları, Cuma gününün tümünde ve Cumartesi akşamından gün doğana kadar biliriz, dedi. Dedim ki: Bu bütün günlerde niye olmuyor? Cüma gününün fazileti ve büyüklügünden, dedi. Senedinde mübhem (bilinmeyen) bir adam var. Yine senedinde, Yahya b. Bistam var. İbn Hacer Lisanu'l-Mizan adlı eserinde dedi: Ebu Hâtim dedi ki: Sözünde çok doğrudur. İbn Hibban dedi ki: Ondan rivayet caiz değildir. Çünkü o kaderciliğe davet ediyordu. Zira rivayetlerinde kabul edilemez şeyler vardı. el- Ukayli, ed-Duafa, adlı eserinde onu zikretti. Ebu Davud dedi: Onun hadisini bıraktılar. Mu'temir b. Süleyman ona, sen kadercisin, dedi. O da, evet, dedi. Bu durumda, senedi sahih olsa bile, senede dayandırılan sahih olmaz. Çünkü masum olmayan birinin rüyası delil olamaz. (Bölümün numarası 1; Page No. 649)  İbn Ebi'd-Dünya der ki: Halid b. Haddaş, bize rivayet etti. O da, Ca'fer b. Süleyman'dan, o da, Ebi't-Teyyah'dan rivayet edip dedi ki: Mutarrif erkenden yola çıkardı, Cuma gününde ise seherde yola çıkardı. dedi ki: Ebe et-Teyyah'ı şöyle derken duydum: Duyduk ki, onun kamçısından ışık yolunu aydınlatıyor. Bir gece geçerken, kabir ehlini görür. O atın üstündeyken kabir ehlinin de kabirlerin üstünde oturduğunu görür. Derler ki: Bu Mutarrif Cuma'ya gidiyor. Dedim ki: Bu günün cuma olduğunu biliyor musunuz? Evet dediler, kuşların dediklerini de anlıyoruz. Ne diyorlar, dedim? Selam, selam, diyorlar, dediler. Halid b. Haddaş o, Ebu'l-Heysem el-Mehbili, onların Basralı efendileri hakkında, İbn-i Hacer et-Takrib adlı eserinde der ki: Doğru sözlüdür, hata yapar. Öte yandan bu rivayet uykuda olmuştur. Delil böyle oluşmaz. Üstelik rivayetle ve Allah'ın kainattaki sünnetiyle de çelişmektedir. Çünkü ölüler canlılarla konuşmaz ve canlılar da onların konuşmasını duymaz. Bu ancak bir peygamber elinde olabilecek bir mucize olabilir. Aynı şekilde ölüler yanlızca kıyamet gününde kabirlerinden çıkacaklardır. Allah sübhanehu'nun dediği gibi Sonra, muhakkak ki siz, bunun ardından elbet öleceksiniz.(15) Sonra da şüphesiz, sizler kıyamet gününde tekrar diriltileceksiniz. Selamı alma konusunda da zayıf bir hadis vardır. Bunu Şeyh İbn-i Abdi'l-Hadi (Bölümün numarası 1; Page No. 650)  es-Sarim el-Menki adlı kitapta zikretmiştir. Rüyanın doğrulugunu farzetsek bile İbnu'l-Kayyim'in nakledilen sözünün doğruluğuna delalet etmez. Çünkü bilinmeyeni masum olmayan biri nakletmiştir. Hata payı hep vardır. Başarı Allah'tandır! Efendimiz Muhammed'e (s.a.v.), âilesine ve sahabesine salât ve selam olsun.

Tags: